Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Cehalet mi, İhanet mi, Cinayet mi? Prof Ahmet R Küçükusta
Reçetesini kiraya vermeyen doktorlar, dürüst çalışan eczacılar, sağlıkçılar, ilaç firmalarının süs köpeği olmamış akademisyenler, dürüst bürokratlar, ve politikacılar ve hastalar ÜZERİNİZDEKİ ÖLÜ TOPRAĞINI ATIN ARTIK… SİZLER DE SESİNİZİ ÇIKARTIN…

Prof. Dr. Cankat Tulunay’ ın yazısı:

Reçetesini kiraya vermeyen doktorlar, dürüst çalışan eczacılar, sağlıkçılar, ilaç firmalarının süs köpeği olmamış akademisyenler, dürüst bürokratlar, ve politikacılar ve hastalar ÜZERİNİZDEKİ ÖLÜ TOPRAĞINI ATIN ARTIK… SİZLER DE SESİNİZİ ÇIKARTIN…

Gerek bu sütunda ve gerekse diğer sütunlarda efervesan ilaçlar ile ilgili görüş ve tartışmalar yayınlanmakta ve kamuoyunda, özellikle sosyal medyada, büyük ses getirmekte. Bu konuda çıtı çıkmayanlar ise SB İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ve SGK yetkilileri. Efervesan tabletler ile kritiklerin bir kısmı alt sütunda “editorden” köşesinde yayınlanmıştır.

SB ruhsat komisyonu başkanlık ve üyeliğini yaptığım 2 dönemde ve Sayın Kılıçdaroğlunun genel müdürlüğünü yaptığı Bağkur ve daha sonra SSK geri ödeme komisyonlarında bazı ilaçların geri ödenmesine müsaade etmemiştik. O dönemler tek kriter bilimsellik , ülke çıkarları ve halk sağlığı idi. Yaptığımız uygulamalar  ile devlet milyonlarca lira tasarruf etti ve ilk pozitif  liste uygulaması başladı. Daha sonra tasarımı tarafımdan yapılan (müsveddesi halen bilgisayarımda) reçete koçanları önce SSK da daha sonra Maliye Bakanlığında uygulanmaya konuldu ve poşetlerle ilaç verilmesi uygulamalarına son verildi.

Son birkaç senedir bazı firmalar hiçbir in-vivo, in-vitro ve klinik araştırma yapmadan yüzlerce efervesan tablet ruhsatı almaya başladılar ve her ne sebeple ise henüz büyük kısmını piyasaya vermemekteler… Herhalde bir bildikleri vardır!!!

Bu arada nasıl oluyorsa dünyada hiçbir ülkede geri ödemesi olmayanlar Türkiyede geri ödeme listelerinde yer almakta ve ondan sonra da SGK ilaç harcamalarının fazlalığından şikayet etmekte.. Listelerine sahip çıkamamakta, geri ödeme listesinden çıkarttığı ilaçları mürekkebi kurumadan tekrar geri ödemeye sokmakta, yaptığı iskontoları ertesi gün geri vermekte… Ne akılcı ilaç ne farmakoekonominin lafı edilmemekte ve açıklar, güçleri ilaç sanayine yetmediği için, eczacıdan, doktordan ve hastalardan çıkartılmakta… Sağlıkta dönüşüm sağlıkta öpüşüme  dönüştürülmekte ve zavallı hastalar her gün değişen yönetmelik, genelge ve kararlar ile şaşkına dönmekte…

Senelerce geri ödeme listesine haklı gerekçelerle alınmayan, halk arasında “SARHOŞ İLAÇI” diye bilinen “efervesan aspirin” bu gün geri ödeme listelerinde yer almakta ve hatta rapor alındığı takdirde katkı payından da muaftır. Bu ilaç genellikle içkiyi fazla kaçıranların  veya aşırı yemek yiyenlerin midesini rahatlatmak için kullandığı veya basit ağrılarda 2 tane kullandıkları bir üründür. Bu ilaca biraz yakından baktığımızda, SGK nın ilacın prospektüsünde bile yazılmayan endikasyonlarda  kullanımına sizin bizim kesemizden onay vermekte. Onay vermekle kalmayıp bu endikasyonlarda kullanıldığında hastaların ölebileceklerine bile aldırış etmemekte. Efervesan aspirinin içindekiler:

            ASETEİLSALİSİLİK ASİT (ASPİRİN)        324 mg

            SODYUM BİKARBONAT  (yemek sodası) 1625 mg

            SİTRİK ASİT ANHİDR                                  925 mg

            KATKI MADDELERİ (povidone, dimeticone, calcium silicate, docusate sodium, sodium                        

            benzoate (E211),  vs)

Her bir talet 445 mg sodium ihtiva etmekte. Sodyumun hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklarındaki rolünü bu gün ilk okul öğrencileri bile bilmekte ama bunların geri ödenmesine müsaade edenler bununla pek ilgilenmemekte.

Bakın bu ilacın original web sayfasında neler yazıyor: “ BU ÜRÜN PEŞPEŞE 10 GÜNDEN FAZLA KULLANILMAMLIDIR… BU İLAÇ ALMANYADA ECZANELERDE, SÜPERMARKETLERDE VE DÜKKANLARDA SATILMAKTADIR…KULLANILDIĞI YERLER: BAŞAĞRILARI, ROMATİZMAL VE KAS AĞRI-SIZILARI, GRİP SEMPTOMLARI… “

ŞİMDİ SIKI DURUN!..2 ŞUBAT 2012 TARİHLİ. SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİNE GÖRE  UZMAN HEKİM RAPORU İLE KATKI PAYINDAN MUAF OLARAK:

            1.AKUT ROMATİZMAL ATEŞ

            2. KAN HASTALIKLARI

            3. KANSER

            4. KONNEKTİF DOKU HASTALIKLARI

Yukarıda yazılan endikasyonların hiç birisi, ne bu ilacın Türkiye ve uluslararası prospektünde, ne Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç listesinde ve ne de HERHANGİ BİR TIP KİABI VEYA DERGİSİNDE BULUNMAMAKTADIR. BU İLAÇ KANSER AĞRILARINDA DA KULLANILAMAZ. KAN HASTALIKLARI VE KONNEKTİF DOKU  HASTALIKALRINDA DA YERİ YOKTUR…. YANLIZ TÜRKİYEDE GERİ ÖDEME LİSTESİNDEDİR..Yetkililere soruyoruz, bu kararı alanlar arasında farmakolog, doktor, dahiliye veya kardiyoloji uzmanı var mı? Yoksa geri ödeme listeleri otomatik olarak sanal mekanlarda mı hazırlanıyor???  Akut Ateşli Eklem romatizmasında aspirin dozu günde 6-8 gramdır. Bu ilacın bir tabletinin 324 mg olduğu düşünülürse, hastaların günde  19-25 tablet kullanmaları gerekiyor.. Prospektüse göre her birisi bir bardak suyla içileceğine göre hastalar günde  4.7-6.2 litre su içecekler ve sonra su zehirlenmesinden gidecekler!!! Bunun dışında daha vahimi hastalar günde 8.4-11.1 gram tuz alacaklardır. Bunlar cehaletlede izah edilmez, olsa olsa cinayetle izah edilebilir… 324 mg ASPIRIN!in ağrıda, hele hele kanser ağrısında, hiçbir yeri yoktur. Baş ağrısındaki aspirin dozu ise 600-100 mg dır.

Birde işin maliyetine bakalım.  500 mg 20 tablet ihtiva eden Bayer ASPİRİ’in kamu fiyatı 1.21 TL (6 kuruş/tablet),  Bayer ALKA-SELTZER 10 tablet kamu fiyatı 3.06 TL (30.0 kuruş/tabler, 500 mg için fiyat 51 kurş/tablet, DİSPİRİL (yanlız suda eriyen asetil salisilik asit, içinde bikarbonat ve sitrik asit yok,  300 mg tablet 5 kuruş, 500 mg olsa fiyatı  8.3 kuruş). Demekki SGK nın yüksek farmakoekeonomistleri basit bir baş ağrısını 6-8 kuruş yerine 51 kuruşla tedaviyi daha “COST-EFFECTIVE. Maliyet-etkin” bulmuşlar!!!!  .. Bütün bunlara göz yumacaksınız ve sonra da sağlık harcamaları, ilaç harcamaları yüksek diye şikayet edeceksiniz ve tüm ceremeyi hastaların sırtına yükleyeceksiniz. Bu örnekleri daha artıracağız.. Örneğin neden Türkiye en pahalı hipertansiyon tedavisi yapan ülke? Cevabınız var mı????

Not:

1.     Aktarların tıbbi bitki satmaları yasaklanacakmış!!!.. Acaba marketlerin nane-limon, kekik, zencefil, zerdeçal, karanfil, pul biber vs satmaları da yasaklanacak mı? Çünki bunlarda tıbbi bitki!… Brokoli suyu lahana suyuda yasaklanacak mı? Televizyon ve gazetelerdeki tüm şarlatan reklamlara, internette satılan yüzlerce ürüne göz yumanların gücü gariban aktarlara yetmekte.  Ankara Üniversitesinde tam gün çalışan, doktor olmayan, bir öğretim üyesi nasıl oluyorda TV ve gazetelerde diyabet tedavisi (kandırmaca olarak adına bitkisel destek deniyor!) reklamı yapıyor???

2.     Daha önceki yazımızda da belirtmiştik, hemen hemen bütün TV kanallarında her gün, saatlerce aslı astarı olmayan tedaviler yayınlanmakta. Daha vahim olay Show TV, Star, ATV, TV8, Beyaz TV gibi ulusal TV lerde hergün suç işlenmekte tıp etiği, hasta hakları ayaklar altına alınmakta. İş ana haber bültenlerine kadar çıkmış ve ana haberler içine belirli tedavi reklamları, doktor reklamları ve hastane reklamları sokuşturulmuştur. Hadi diyelimki bu Sağlık Bakanlığının, Türk Tabibler birliğinin, Tabib odalarının işi değil, RTÜK te mi bunları koruyor???

 KAYNAK: http://www.kfd.org.tr/?q=node/956

07.02.2012 Bu yazi 3946 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri