Son Dakika
Pazartesi, 23 Ekim 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Bu patron alkışlanır
Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir'den alkışlanacak çağrı. Sanayicilere Artık çay boyu, yol boyu fabrika kurdurmayın çağrısı yapan Özdebir, “Fabrika yapmak için her yerde arazi üretebilirsiniz ama domates üretemezsiniz. Domates fidesi ekilen toprak, Hz. Adem’den daha yaşlı. Bu toprağı yok ederseniz, bir daha yerine koyamazsınız” dedi.

“Fabrika yapmak için her yerde arazi üretebilirsiniz ama domates üretemezsiniz. Domates fidesi ekilen toprak, Hz. Adem’den daha yaşlı. Bu toprağı yok ederseniz, bir daha yerine koyamazsınız” cümlelerini bir çiftçi, ziraat mühendisi ya da çevre mühendisi söylemiyor… Bir patron, hem de Ankaralı sanayicilerin başkanı Nurettin Özdebir, söylüyor. ‘Artık çay boyu, yol boyu fabrika kurdurmayın’ çağrısı yapıyor.

ÇAY BOYU, YOL BOYU FABRİKA KURULMASIN

"Dünyanın en verimli topraklarından Sakarya ovasına otomobil fabrikası kurulmasına izin verilmedi, diye kıyametler kopmuştu bu ülkede" diye anımsatıyoruz.

Özdebir'den, “Belki bu 10-15 yıl için doğru bir mantık gibi görünebilir. Ama sonrası için değil. 10 dönüm araziye 10 milyon dolarlık yatırım yapılacak, şu kadar getiri elde edilecek. Sen on dönüme domates eksen, patates eksen ne kadar kazanırsın, sorusu artık doğru değil. Bu sürdürülebilir bir politika değil” yanıtını alıyoruz. Toprağın Hz. Adem’den daha eski olduğunu, kaybedilince yerine konamayacağını vurguluyor bir kez daha.

Aynı zamanda Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kurulu Başkanlığı da yapan Özdebir, “Artık çay boyu, yol boyu fabrika kurulmasına izin verilmemeli. Eğer küresel kriz olmasaydı dünya bugün gıda güvenliğini konuşuyor olacaktı. Toprağı kirlettiğiniz zaman biter. Afrika’nın durumu yeterince anlatmıyor mu başımıza gelecekleri?” diyor.

İlçe belediyelerinin reklam yapmak, rant yaratmak için tarım arazilerine fabrika izni verdiklerine dikkat çeken Özdebir, belediyeleri ‘sanayi lekeleri’ oluşturmakla suçluyor. Tarım arazisine sadece tarıma dayalı sanayi yatırımı ve tarımsal depolama için izin verilebileceğine dikkat çekiyor. İş takipçilerinin ‘üzerinde kagir bina bulunun tarla’; ‘hububat deposu’ gibi ibarelerle sahte ruhsatlar aldıklarını belirten Özdebir, patronların ruhsatlarında böyle yazdığından haberleri bile olmadığını söylüyor.

AB ile çevre müzakerelerine geçildiğinde bu tür fabrikaların çok zor durumda kalacaklarını belirten Özdebir, bu tür tesislerin organize sanayi bölgelerine (OSB) taşınmaları gerektiğini vurguluyor. En önemlisi de OSB’lerde olduğu gibi buraların da sıkı denetimden geçmesi gereğine dikkat çekiyor. Türkiye genelinde 264 tane OSB bulunduğu, bunların 149 tanesinin faaliyette olduğu bilgisini veriyor. Yatırımcıların, gaz, su, elektrik tedariki; atık havuzu, arıtma tesisi, itfaiye, güvenlik, sağlık gibi giderlerin ortak tedariki dolayısıyla maliyet avantajı olduğu bilgisini veriyor.  

AB ile çevre müzakerelerine geçildiğinde bu tür fabrikaların çok zor durumda kalacaklarını belirten Özdebir, bu tür tesislerin organize sanayi bölgelerine (OSB) taşınmaları gerektiğini vurguluyor. OSB’ler gibi buraların da sıkı denetimden geçmesi gerektiğini belirtiyor.

OT BİLE BİTMEYEN ARAZİYE KURULUYOR

OSB’lerin ot bile bitmeyen, 5. sınıf araziye kurulabildiğine dikkat çeken Özdebir, gaz, su, elektrik tedariki; atık havuzu, arıtma tesisi, itfaiye, güvenlik, sağlık gibi giderlerin ortak tedariki dolayısıyla yatırımcıların maliyet avantajı olduğu bilgisini veriyor.

Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinde 80 milyon euroluk çevre yatırım yapması gerektiğini, bunun 20 milyon eurosunun ise özel sektör tarafından üstlenilmesi gerekeceğini anımsatıyor. (Hürriyet)

ÖZDEBİR'E TEŞEKKÜR TOKİ VE BELEDİYELERE ÇAĞRI

Bu çağrının tüm ülkede hayata geçirilmesini arzu eden Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, Ankara Sanayi Odası Başkanı, Nurettin Özdebir'i bu sağduyulu açıklamasından dolayı tebrik eder. Elbette bu çağrı yalnızca sanayicilerle sınırlı olmamalı. TOKİ ve benzeri kurumların tarım arazilerini yağmalayarak konut inşa etmesi, belediyelerin altyapı yatırımlarından tasarruf için vs gibi basiretsiz yaklaşımları ile engebeli araziler yerine tarım yapılan düz arazileri imara açması, Türkiye'nin geleceğine yapılan en büyük ihanetten biri olduğu asla unutulmamalıdır. Dileriz çok geç olmadan bu yanlışlardan dönülür.

Tarım arazilerinin yok edilmesine yargı freni

Türkiye Basketbol Federasyonu'nun tarım arazisi üzerinde kurmak istediği tesis için alınan kararın yürütmesi durduruldu...

İstanbul’un Beykoz İlçesi’nde tarım arazilerinin yok edilmesine yargıdan fren geldi. İstanbul 7. İdare Mahkemesi, Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından üzerinde basketbol akademisi, yönetim merkezi, kamp ve antrenman binaları, vb. tesisler kurulmak istenen tarım arazisinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılmasına izin vermedi. Tesis kararının tarım arazisi üzerine yapılması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çeken mahkeme, alınan kararın yürütmesinin durdurdu.

İstanbul’un, Beykoz İlçesi, İshaklı Köyü’nde bulunan 86 bin 250 metrekare yüzölçümlü tarım arazisinin "kamu yararı kapsamında tarım dışı amaçlı kullanılabileceği" yönünde görüş veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı) Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası dava açtı. Davayı kabul eden İstanbul 7. İdare Mahkemesi, dosya için bilirkişi görevlendirmesi yaptı.

ARAZİ NADİR BULUNABİLECEK BİR YAPIYA SAHİP

Tesis yapılacak alanda incelemelerde bulunan bilirkişinin hazırladığı raporda, inşaatın yapımına izin verdiği söz konusu alanını kesinlikle tarım arazisi olarak kullanımına devam etmesi gerektiği belirtildi. Arazinin geçmişte ormanlık alan olduğu ve ormandan tarıma arazisi olarak kullanıma açıldığı bilgisine yer verilen raporda, arazinin üzerinde, patates, fasulye, biber, patlıcan, soğan, sarımsak, karalâhana gibi sebzelerin ekili olduğu kaydedildi. Raporda, arazinin besin elementlerince zengin ve son derece verimli olduğu ifade edilerek, "Bu alanda yılda 2 ve hatta 3 ürün kaldırmak mümkündür. Arazi nadir bulunabilecek bir yapıya sahiptir" denildi.

Raporda, iki tarafı ormanlarla kaplı vadi tabanına sahip olan arazinin, organik maddesi son derece yüksek verimli bir alan olduğu bilgisine yer verildi. Tarım yapmayı engelleyecek herhangi bir topoğrafik sınırlaması olmadığının belirtildiği, raporda, arazinin mevcut haliyle tarımsal üretimde kullanıldığı, kesinlikle tarımda kullanılması gereken birinci ve ikinci sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğu belirtildi.

Üzerine tesis yapılması planlanan arazinin kullanım şeklinin de değerlendirildiği bilirkişi raporunda, "Köy kısmen kendi yaşam ihtiyaçları için tarımsal ürün yetiştirmektedir. Köyde hayvancılıkta yapılmaktadır. Sınırlı bir tarım alanına ve kapalı bir havzaya sahip yerleşim alanı kentsel servis ve hizmetlere uzak bir konumda bulunmaktadır" ifadelerine yer verildi.

KARAR UYGULANIRSA TELEFASİ GÜÇ OLUR

Bilirkişinin raporunu inceleyen İstanbul 7. İdare Mahkemesi de söz konusu tarım arazisinin tarım dışı amaçla kullanılmasının şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığına karar verdi. Anayasa’nın ve Toprak Koruma Kanunu’nun tarım arazilerinin korunmalarına yönelik hükümlerine dikkat çeken mahkeme, tarım arazilerinin çeşitliliği konusunda değerlendirmelerde bulundu. İshaklı Köyü’nün, ana ulaşım yolları dışında kaldığının belirtildiği kararda, "Toplumsal amaçla eğitim için kullanılacak bir eğitim tesisi için seçilen arazinin, temel ana ulaşım yolları ile güçlü bir bağlantısı, günün ve yılın her saatinde olması gerekir. Tesise getirilecek her türlü kamusal hizmetin, kolayca tesis çalışanlarına ve sakinlerine ulaştırılmasının sağlanabilecek bir konumda arazinin seçilmesi gerekir" dedi.

Kararda, kentsel hizmetlere, gereğinde sağlık tesislerine, kamu yatırımı yapılmış bir alandaki tesisten, hiçbir zorlukla karşılaşmadan yılın her günü kolayca ulaşılabilir bir konumda olması gerektiğinin altı çizildi.

KAMU YARARI YOKTUR

İstanbul 7. İdare Mahkemesi, Türkiye Basketbol Federasyonu tarafından üzerinde basketbol akademisi, yönetim merkezi, kamp ve antrenman binaları gibi tesislerin yapılabilmece amacıyla tarım dışı amaçla kullanılmasının şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna vardı. Tesis kararının tarım arazisi üzerine yapılması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekilen kararda, tesis kararının yürütmesinin durdurdu. Karar oybirliği ile alındı.

Davayı açan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, "Gerek dünya gerekse Türkiye nüfusunun sürekli arttığı bir süreçte tarım alanlarının yapılaşmaya açılması insanlığı açlığa sürükleyecektir. Yapılaşmalar için böylesine verimli tarım alanları yerine tarımsal üretime daha az elverişli alanlar tercih edilmelidir. "Kamu yararı" bir santimetresinin oluşumu için ortalama 600 ila 10 bin yıla ihtiyaç duyulan toprağın tarım dışı amaçlı kullanılarak yok edilmesi değil, tarımsal üretim amacı doğrultusunda kullanılmasıdır" dedi. Atalık, Beykoz-İshaklı Köyü’nde bulunan 86 bin 250 metrekare tarım arazisinin yapılaşmaya açılmasının önlenmesi noktasında önemli bir adım atıldığını kaydetti.

07.08.2011 17:11:00 Bu haber 3275 defa okundu
Bu patron alkışlanır
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri