Son Dakika
Cuma, 10 Nisan 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Bizimkisi Hayat mı? Mehmet Şevket Eygi
Çağımızın putları vardır, put gibi tapılan fetişleri vardır. Ülkemizde milyonlarca vatandaş farkında olmadan putların, fetişlerin kölesi olmuştur.

Teknolojik oyuncakların nicesi putlaşmıştır.

Cep telefonları put mudur, fetiş midir?

Hız tutkusu bir tür puttur. Hızlı, daha hızlı, en hızlı... Nereye kadar?

Bir insan, yaşadığı ülkenin anayasasında hürriyet yazıldığı için hür olmaz.

Haysiyetsiz, akılsız, mantıksız, vicdansız, inançsız, şaşkın, sersem, dengesiz bir insan hür olamaz ki... Hem hür olsa ne çıkar... Öyleleri hür görünen kölelerdir.

Dünyanın birimi insandır. Dünyada insan ile ilişkili her şey insanın yapısına, yaratılışına, boyutlarına uygun olmalıdır.

İnsan ile uyum içinde olmayan bütün medeniyetler sapık ve bozuktur.

İnsan boyutuna uygun meskenler bahçeli evlerdir.

Apartmanlar, hele gökdelenler insan hayatına, insan boyutlarına uygun değildir.

Sekiz katlı lök gibi bir bina... Her katta dört daire... Binada 32 aile yaşıyor... Evleri ne kadar lüks, ne kadar konforlu, ne kadar kıymetli olsa da onlar orada üst üste insanca yaşayamazlar.

Biz insanca yaşıyoruz mu diyorsunuz? Sizinki de insanca yaşayış mıdır?

Amerika'daki Amişler bizden bin kere daha insanca yaşıyor.

Toplum halinde yaşayan karıncaların, arıların, termitlerin kendilerine ait kuralları, teşkilatları vardır. Onları bozmazlar, bozarlarsa sonları gelir.

Bir toplumda sevgi ve yardımlaşma, paylaşma yoksa ne yapayım o toplumu.

Sevgisiz, merhametsiz, şefkatsiz bir toplum insan toplumu değildir.

Öff, bu kadar makine gürültüsü içinde yaşamak ne kadar zor!

Büyük şehirde yaşayan insanlar niçin bu kadar toz yutuyor, zehirli gaz soluyor?

Yediğimizde, içtiğimizde 300 kadar kimyevi madde varmış.

Gecelerin karanlık olması gerekmez mi? Geceleyin ortalığın bu kadar aydınlık olması bir anormallik değil midir?

Her gün evden işe gitmek, işten eve dönmek için çilelerle dolu üç saat harcıyor. Hayat mıdır bu?

Nehir niçin pis, deniz niçin kirli?

Yaşamak sevincine sahip olmayanın yaşamasına hayat denir mi?

Niçin mutlu değiliz?

İnsan cep telefonuyla, 12'nci katta oturmakla, fast food dükkanında pizza yemekle, lüks otoya binmekle, gurur ve kibirle mutlu olmaz ki.

Hem sen mutluluk ne demektir bilir misin? Bazen tarhana çorbasına ekmek doğrayan fakir kişi mutlu olabilir de, fırında nar gibi kızarmış kuzu dolması yiyen mutlu olamaz.

A cahil! Mutluluk insanın dışında değil, içindedir.

Sen bu dünyada bir yolcusun. Sadece mutlu bir yolcu olabilirsin. Dünyaya kazık çakacağını sanan kimse asla mutlu olamaz.

Şarap seni mutlu mu kılıyor? Birkaç saat boyunca sarhoşluk sana kederlerini unutturur, sonra ayılırsın ve mutsuz olduğunu anlarsın.

Tıka basa iyi ve pahalı yemekler yemek seni mutlu kılıyormuş... Bu seninki mutluluk değil, yeme içme künefe fetişizmidir.

Her gün sofrada yekun olarak üç saat tınıyorsun, yine aynı gün üç saat kenefte ıkınıyorsun. Sevsinler senin mutluluğunu.

İnsanın mutlu olması için bilge olması lazımdır.

Herkes bilge olamaz... Peki ne yapmak lazım? Bilgeleri taklit edersin, onlar gibi yaşarsın, sen de bilge olmuş olursun.

Bu dünya mü'minin zindanıdır, mü'min zindanda da mutludur.

İnançsızların ve gafillerin çok korktuğu ölüm, bilgelerin bayramıdır.

Senin put haline getirdiğin o cep telefonu nedir? O, hayat yiyen bir cihazdır.

Hayat dediğimiz şey nedir acaba biliyor musun?

Her insanın bir doğum tarihi vardır, bir de ölüm tarihi... Hayat, bu iki tarih arasındaki zamandan ibarettir.

Bu zamanı istersen insan gibi dolu dolu yaşarsın, istersen hoyratça ziyan edersin.

Biliyorum, bir gün gelecek, "Ah keşke!.." diyeceksin ama pişmanlığın fayda vermeyecek.

Dönüşü olmayan bir yoldasın.

Çok mutsuzsun...

25.02.2011 Bu yazi 6082 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri