Son Dakika
Çarşamba, 12 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Başbakan “gıda”da yanlış mı yönlendiriliyor? Selami Türkoğlu
Son günlerin en sıcak konusu, ekmek israfı ve buna bağlı olarak yeni ekmek çeşitlerinin üretilmesi. Bizzat Başbakan Erdoğan konuya müdahil oldu ve her kesimin takdirini toplayan bir kampanya düzenlendi.

Ekmek israfının Türkiye’ye faturası çok ağır oluyor.

Rakamlar farklı olsa da, israf edilen ekmek maliyetiyle bilmem kaç adet okul, hastane, kütüphane yaptırılabiliyor. Yüz binlerce aç insan doyabiliyor…
Bunların hepsi doğru.
Ama, kraldan çok kralcılar burada da devreye girdi ve işin suyunu çıkardılar.
Fırınlar, “bayatı getir tazesini götür” kampanyası başlattı.
Üniversitelerimiz bayat ekmekten “cips” üretimi gerçekleştirdi.
Yarın yeni bir açıklama ya da ‘keşif’ haberi gelirse şaşırmayın.
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Günde 2 milyon ekmek zaten fırınlarda israf ediliyor. Bayat ekmeklerin fırınlara iadesi buralardaki israfı daha da artıracaktır" tesbitinde bulunuyor.
Yani, bu kampanyaya karşı.

Başbakan Erdoğan’ın tam buğday ekmeği isteğine bir cevapta Gıda Mühendisleri Odası Marmara Şube Başkanı Sedat Kuru’dan geldi. Kuru, “Başbakanımız beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği tüketin diyor. Fırında beyaz ekmek 80 kuruş, tam buğday ekmeği 150 kuruş. Halk hangisini tüketir sizce?” sorusunu yöneltiyor.
Yapılan reformlar halkın alım gücüyle orantılı olmalı.

Benzer bir açıklama da Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’den geldi.
Gıda Hareketi olarak sorunun başka bir çözümü olmadığına inandıklarını açıklayan Özer, “Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanlış yönlendirdiğini biliyoruz. Başbakan isterse gerçek ekmek konusunda kendisine her türlü bilgi arzına hazırız.” çağrısında bulunuyor.

ÜÇ ÇOCUK BİLMECESİ!

Başbakan Erdoğan’ın katıldığı her toplantıda “üç çocuk” talep ettiğine şahit oluyoruz.
Kemal Özer’in dediği gibi GDO'lu ve toksik madde dolu ürünlerle beslenen insanlar nasıl sperm ve yumurta üretecek?
Sayın Başbakan, “Kısır hibrit tohum dayatılan bu ülkede bunları yiyen insanlar nasıl sperm ve yumurta üretecek?” sorusunun cevabını vermeli.

GIDA MÜHENDİSLERİ KİMİN TEKERİNE ÇOMAK SOKTU?

Nebi Gökırmaklı isimli gıda mühendisinin Hürriyet Yazarı Fatih Çekirge’ye gönderdiği ileti, korkunç bir gerçekle tekrar yüzleşmemizi sağladı.
Acaba, gıda mühendislerinin işsiz kalmasının arkasında yatan sebep bu olabilir mi?
Ya da, birileri gıda mühendislerinin gerçeği görmesinden rahatsız mı oluyor.
Binlerce gıda mühendisi bunun için mi işsiz?
Gıda sektöründe hangi dolapların döndüğüne tanık olmak için işsiz gıda mühendisi Gökırmaklı’nın yazdıklarına göz atmak gerekiyor.

“BANA HEP KAPI GÖSTERİLDİ, NEDEN Mİ BÖYLE OLDU?”

Yıl 2009: Toz şeker ve baharat paketleyen bir tesiste çalışmaya başladım. Toz, beyaz şekeri gıda boyası ile boyayıp esmer şeker diye sattıklarına şahit oldum. Karşı çıktım, kovuldum.
Yıl 2007: Bir özel laboratuvardayım. Baktım, su analizlerinde hem yanlış hem de yasalara göre geçersiz bir yöntemle (MPN-çoklu tüp metoduyla) sonuç yazılıyor. Laboratuar sahibine, ‘bu sonuçları analiz yapmadan yazmak etik değil’ dediğimde aldığım cevap şu oldu:
- Madem etik değil, çalışmayın o zaman. (Mühürlenen suları hatırladınız mı?)
Yıl 2010: Kepekli ekmek diye gene bir çeşit boya işlevine sahip “rogena” isimli katkı kullanılıyor. UN boyanıyor ve kepekli ekmek diye satılıyor. İçinde kepek ya yok, ya da göstermelik miktarlarda bulunuyor. Rengi kepekli ekmek renginde, boyalı ekmek sadece.

Bir sonraki yazımızda, katkı maddelerinin hayatımızı nasıl zehir ettiğine mercek tutacağız.
Sağlıklı beslenin, sağlıcakla kalın.

21.02.2013 Bu yazi 8036 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri