Son Dakika
Cumartesi, 25 Mart 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Bal görünümlü yalancı ballara dikkat!
Aşırı rekabetin yaşandığı arıcılık ve bal sektöründe, firmalar bir yandan birbirleriyle rekabet ederken, diğer yandan da haksız rekabetle mücadele etmek zorunda kalıyor. Erkan Çelebi baldaki hileyi yazdı...

Fruktoza aroma ekleyip ’bal’ gibi satıyorlar

TÜRKİYE’de 500 işletmenin faaliyet gösterdiği 300 milyon dolarlık bal sektöründe, hiç bal içermemesine rağmen, glikoz, fruktoz gibi şeker türevlerine aromatik maddeler eklenerek üretilen şuruplar, bal diye pazarlanıyor. Bu şurupların satışını, herşey dahil sisteminde faaliyet gösteren turistik işletmeler ve ucuzluk marketleri körüklüyor.

TOPLAM 30 milyar dolarlık tarımsal üretimden 50 bin tonla ancak 300 milyon dolarlık pay alabilen balcılar, ’Alkolsüz İçecekler Tebliği’ne dayanılarak üretilen ballı şuruplarla rekabette zorlanıyor. 500 işletmenin faaliyet gösterdiği sektörde, hiç bal içermemesine rağmen bal diye pazarlanan bu şurupların satışını herşey dahil sisteminde faaliyet gösteren turistik işletmeler ve ucuzluk marketleri körüklüyor. Glikoz ve fruktoz gibi şeker türevlerine aromatik maddeler eklenerek üretilen ballı şuruplarda arıların hiç bir fonksiyonu bulunmuyor. Ancak, balın 3’te 1 fiyatına satılması, şurupları cazip hale getiriyor. Bu ürünlerin kilogramı 4 TL’ye satılırken, balın kavanoz fiyatı 12 TL’yi buluyor.

Hileli ürünle rekabet zor

Bal Parakendecileri, İhracatçıları ve Sanayicileri Derneği (BALDER) Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsfendiyar Üzümcü, 500 işletmecinin faaliyet gösterdiği sektörün, hileli ürünlerle rekabet etmekte zorlanıldığına dikkat çekerek, "Alkolsüz İçecekler Tebliği ile uygulamadaki Bal Tebliği birbiriyle çelişiyor. Bal Tebliği’ne göre, piyasaya sürülen ballara herhangi maddenin katılmaması gerekiyor. Oysa, arıların hiç bir fonksiyonu olmadığı halde sadece gilikoz, fruktoz gibi şeker türevlerine bal aromaları eklenerek, şuruplar üretiliyor. Bu şuruplar da bal gibi satılıyor" dedi.

Bir kamyon arı gerekiyor

Türkiye’de arıcılık sektöründe verimin çok düşük seviyelerde kaldığına da dikkat çeken Üzümcü, şöyle konuştu:

"Verimlilikte ancak, dünya ortalamalarının 3’te 1’ini karşılayabiliyoruz. Dünyada kovan başına 50 kilogram bal alınırken, bu Türkiye’de 17 kilogram seviyelerinde kalıyor. Verimin düşük olması, üreticilerin maliyetleri karşılamalarını da zorluyor. Bu maliyet artışında gezgin arıcılığın Türkiye’de yaygın olması, önemli rol oynuyor. Bal üreticilerin maliyetlerini karşılayabilmeleri için en az bir kamyon arılarının olması gerekiyor. Bu da arıcı başına 300 kovan anlamına geliyor. Sektörün kárlılığı yakalayabilmesi için ilk başta küçük çaplı arıcıların birleşmesi gerekiyor" dedi.

Petekli ballarda ’zirai ilaç kalıntısı’ şüphesi

Aşırı rekabetin yaşandığı arıcılık ve bal sektöründe, firmalar bir yandan birbirleriyle rekabet ederken, diğer yandan da haksız rekabetle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Şurup olarak adlandırılan baldaki hile, petekli ballarda da gözleniyor. Peteğin altına ballı şuruplar konuluyor. Üzerine ise süzme bal eklenip, gerçek balmış gibi piyasaya sürülüyor.

Firmalar, bal alırken, süzme bal tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Petekli baldan kaçınılması öneriliyor. Bu da, peteklerde zirai ilaç kalıntılarının kalmasından kaynaklanıyor.

Sağlık açısından risk oluşturan bu ilaç kalıntıları, petekle birlikte sofralara giriyor.

Süzme bal ise kalıntı kontrolünden geçirilip, şeker profili çıkarıldıktan ve tat, doku, enzim kontrolleri yapıldıktan sonra ambalajlanıyor. (Erkan Çelebi/Hürriyet)

Kemal Özer'i "Bal ve ifsad çağı" makalesini okudunuz mu?

 

AB’yi kandıran tüketiciyi mi kandıramayacak?

Avrupa Birliği (AB) ülkelerine geçtiğimiz yıl ihraç edilen yaklaşık 288 bin 594 kilogram bal, sahte olduğu gerekçesiyle Türkiye'ye iade edildi.

İade edilen balların içerisinde şekerlenmeye neden olan ticari glikozların bulunduğu belirtildi. Ayrıca Tarım ve Köyişleri Bakanlığı uzmanlarının ilk analizini yaptığı 122 bal numunesinden 56'sı sahte çıktı.
  
Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü yetkililerinden edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz yıl Türkiye'den yurt dışına ihraç edilen ballardan yaklaşık 288 bin 594 kilogramı, içerisinde ticari glikoz bulunduğu gerekçesiyle iade edildi. 
  
 Sorun 'şekerlenme'
  
2004 yılında Ankara TIR Gümrüğü'ne 12 bin 778 kilogram petek bal, 21 bin kilogram süzme bal, Halkalı Gümrüğüne 116 bin 925 kilogram süzme bal, Ambarlı Gümrüğüne 21 bin kilogram, İzmir Gümrüğüne 961 kilogram petek bal, ayrı ayrı olmak üzere 12 bin 940 kilogram, 40 bin 800 kilogram, 41 bin 945 kilogram, 17 bin 240 kilogram, 3 bin 375 kilogram bal Türkiye'ye iade edildi.  Böylelikle 2004 yılında Türkiye'ye Gümrük Birliği içerisinden toplam 288 bin 594 kilogram petek ve süzme bal, ticari glikoz yani şekerlenme nedeniyle Türkiye'ye iade edilmiş oldu. 
  
İade edilen söz konusu balların Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olanları iç piyasaya sürülürken, uygun olmayanlar üretici firma tarafından imha edildiği öğrenildi.  
  
 Sahte bal analizleri
  
Öte yandan Tarım Bakanlığı denetmenleri, bugüne kadar balla ilgili 278 işletmeden 297 bal numunesi aldı. Analizi yapılan 122 bal numunesinden 56'sının sonuçları olumsuz çıktı.  Denetimler sonucu ülke genelinde gıda sicili ve üretim izni olmayan 32 işletme hakkında yasal işlem başlatılırken, 6 işletme hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Ayrıca denetimlerde Gıda Yasası'na aykırı üretilen 4 bin 132 kilogram bala el konuldu. 
  
Piyasada satılan ballarla ilgili geçen hafta bir basın toplantısı düzenleyen Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü, şüphe ve ihbar üzerine 285 balın numunesinin alındığını bunlardan analizi yapılan 42 baldan 22'sinin analiz sonuçlarının olumsuz çıktığını açıklamıştı.  Bakan Güçlü, analiz sonuçları olumsuz çıkan ballarla ilgili numuneler alındıktan sonra, sahte bal üreten firmaların kamuoyuna açıklanacağını bildirmişti. (Yıl 2005)

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • hüseyin akpınar
    SUÇLU DEVLETİ YÖNETEMEYENLER
    AB ye sahte bal satan firmalara hükümet ne cezalar verdi,AB kendi insanının sağlığını düşünüyor ve gereğini yapıyor pekii 75 milyonluk ülkeyi yönetenler kendi insanının sağlığını neden düşünmüyor neden para için halkın sağlığıyla oynayanların ocağına incir ağacı dikmiyor,neden bu sahtekarların ticari hayatını bitirp bütün mal varlığına el koymuyor bu hükümet yoksa bu sahtekarlarla hükümet ortakmı çalışıyor,istediinde istediği yasayı çıkaran hükümet bu konuda neden pasif kalıyor??
    05.03.2015 00:50:58

  • Tunçay Mehmet AKYOL
    Ya İfade Yanlışlığı, Yada Bilgi Eksikliği
    Yukarıda " Sorun Şekerlenme " paragrafının son cümlesinde " ticari glikoz yani şekerlenme nedeniyle " ifadesi kullanılmıştır. Bu bilgi tamamen yanlış ve " Bala " haksızlıktır. Balda Ticari Şeker kullanılması yada tahlil sonucunda bulunması ayrı şey, Bal'ın Şekerlenmesi ( Kristalizasyon ) başka şeydir. Organik, temiz ve ticari şeker olmayan her bal vasfına göre muhakkak zaman içerisnde kristalize olur, çiçek balı grubu oda sıcaklığında kabaca 1 - 6 ayda ( içeriğindeki polen ve doğal şeker grubu oranlarına göre ) , salgı balı grubu ise daha geç sürelerde kristalize olur. Balın kristalize olması uzun izzahat gerektiren bir husus olmasına sebebi kısaca söz etmek isterim. Balda bulunan kabaca 17 çeşit doğal şekerin birbirlerine olan oranları ve bünyesinde bulunan polen yapısına göre muhakkak kristalize olur. Kristalize olan ( şekerlenen bal ) sahte demek değildir. Tahlillerle ticari şeker kullanmadığı anlaşılan bir bal şekerlenebilir. Böyle bir bal 45 dereceyi geçmeyen ısıda ve benmari usulü ılık suda bir süre bırakıldığında eski halini alır. Değereinden birşey kaybetmez. Lütfen bilimsel verilere dayanmayan düz bilgilerden sakınalım. Birşeyler ifade etmek istediğiz zannı ile köşelerimize yazılar korsak ve bu yazılar bilimsel / akademik bir tesbite dayalı değilse kaş yapalım derken göz çıkartır, halkı yanlış bilgilendirmiş oluruz. Ve ayrıca haksız rekabete vesile oluruz. Hatta tüketicilerimiz balın ( özellikle çiçek grubu ballar başta olmak üzere her bal kristalize olur, kristalizasyon süreçleri farklılık gösterir.) Bal buzdolabında kısa sürede , dışarıda oda sıcaklığında bir süre içerisinde kristalize olmuyorsa ( şekerlenmemişse ) şübhelenmek asıl olandır. Ayrıca ısıl işlem görmüş balda çok uzun süre şekerlenmez. Saygılar.
    21.07.2010 23:51:08
15.06.2009 11:20:00 Bu haber 9519 defa okundu
Bal görünümlü yalancı ballara dikkat!
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri