Son Dakika
Çarşamba, 12 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Bakanlığın ‘zararlı tıbbi bitki listesi’ ne derecede gerçekçi? Prof Ekrem Yeşlilada
Geçen hafta, gazetelerde Sağlık Bakanlığı’nın internet üzerinden satışı yapılan tıbbi bitkilerle ilgili haklı uyarıları yer alıyordu.

Bitkisel ilaçların hiçbir yan etkisi bulunmayacağı öngörüsüyle kontrolsüz bir şekilde kullanılmasının insan sağlığı bakımından yaratacağı tehlikelere dikkat çekiliyordu. Buraya kadar tamamen doğru bir uyarı. Ancak yenilenen ‘zararlı tıbbi bitki listesi’nde yer alan bitkilerle ilgili yapılan risk bildirimlerini görünce hayretler içerisinde kaldım. Bu şekilde bilinçsizce hazırlanmış, yanlışlarla dolu, bilimsel kanıt ve değerlendirmelerden uzak bir listenin Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlandığına inanmak istemiyorum. Konuyla ilgili değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. [Not: SB, Sağlık Bakanlığı listesinde yer alan bilgi; EY: Benim yorumum olarak kısaltılmıştır].

Kediotu (valerian)

SB: “El titremesi, bitkinlik, göğüs sıkışması gibi durumlara yol açabilir” şeklinde uyarıda bulunmuş.

EY: Hiçbir bilimsel kaynakta bu şekilde bir kayıt bulunmuyor. Kediotu kökü uyku sorunlarında yararlanılabilecek en güvenilir yatıştırıcı olarak bilinir. Hatta bir genç kızın intihar amacıyla evde bulunan 20 kediotu kapsülünü yuttuktan sonra pişman olarak hastaneye başvurduğunda midesini bile yıkama gereği duyulmadığı, tüm klinik bulguların normal olduğu bilgisi kayıtlı. Yani önerilen miktarın 20 misli bile kullanıldığında güvenli denilebilir. Ancak Türkiye’de tıbbi kediotu (Valeriana officinalis) bitkisi yetişmiyor.Bu bakımdan aktarlarda kediotu diye satılan kökler ülkemizde yetişen bitkilerden elde ediliyor. Yapılan çalışmalarda ülkemizde yetişen kediotu türlerinde etkili madde olan valepotriatların 8 misli yüksek olduğu (Valeriana alliariifolia) bildiriliyor. Dolayısıyla kediotunu hangi kaynaktan aldığınız ve ne şekilde kullandığınız önemli; kökü toz edip hazırlanan çay ya da maserat (soğuk suyla hazırlanan içecek) veya standart bitki özütü. Etkili bileşeni sıcak suda dayanıksız olduğundan çay hazırlarsanız etkisi düşüktür. Zaten çay olarak içebilmek çok zor; çünkü kötü kokar. En iyisi standart özüt içeren kapsüllerin eczanelerden temin edilerek yutulmasıdır. Bir eczacı meslektaşım, uyku sorunları için önerilen kediotu kapsülü ürününü satın alan hastanın ertesi gün “Bana bozulmuş ilaç verdiniz” diye ilaç şişesini geri getirip kızdığından bahsetmişti.

Ökseotu

SB: “Başağrısı, hipotansiyon, yüksek ateş, göğüs ağrısı, alerjik reaksiyonlar, titremeler, koma ve halüsinasyonlar görülebilir” uyarısı yapılmış.

EY: Bu belirtiler parenteral (enjeksiyonluk ürünler) ökseotu uygulamasıyla görülebilmektedir. Yurtdışında (Almanya, Fransa vd.) bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan parenteral formülleri satılıyor. Diğer taraftan ökseotunun parenteral uygulanmasıyla vücutta yüksek ateş vb. belirtiler görülmesi bağışıklık sistemini uyardığı ve dolayısıyla etkili olacağı şeklinde yorumlanıyor. Halbuki ökseotunun bağışıklığı desteklemek amacıyla ağızdan uygun miktarda kullanımında herhangi bir risk belirtilmemiştir. Ancak çocukların kuş yakalamak için (ökse) kullandığı meyvelerin yenilmesi durumunda zehirlenme riski yüksek. 

Akdiken /Cehri ve Sinameki

SB: “Aşırı dozda sıvı dengesizliğine yol açabilir. Uzun süreli kullanım özellikle potasyum kaybına yol açabilir. Bağırsak tıkanıklığında, iltihaplı bağırsak hastalıkları, apandisit ve elektrolit eksikliği vakalarında kullanılmamalıdır. Hamile/emzirenlerde kullanılmamalı. Yüksek dozda böbrek iritasyonuna neden olabilir” şeklinde.

EY: Sağlık Bakanlığı’nın bu uyarısı doğru. Her ikisi de antrasen tipi iritan müshil etkili bileşenler taşıyor. Dolayısıyla sinameki ve cehrinin 1-2 haftadan daha uzun süreli kullanılmasının kolon kanseri gibi ciddi sorunlara yol açabileceği zaten biliniyor. Bu konuda uyarıları sıklıkla yazılarımda yer veririm. Ama ne yazık ki ülkemizde insanlar beslenme ve yaşam şekillerini düzenlemek yerine kabızlık sorunlarını sürekli sinameki kullanarak çözmeye çalışıyor. Hatta geçtiğimiz yıllarda ‘acı cehre’ adıyla insanlara zayıflama aldatmacasıyla yaygın pazarlanmasına göz yumuldu.

Hiyarşembe

SB: Doz aşımı durumunda kramp benzeri şikayetler. Uzun kullanımda potasyum vb. elektrolit kaybı; bağırsak sorunları, kas güçsüzlüğü, ödem ve kemik erimesine yol açabilir.

EY: (Cassia fistula, meyve) de müshil etkilidir. Sinameki ile aynı bitki ailesindendir. Ancak sinamekideki antrasenozitlerin oranı düşüktür. Etkisi daha ziyade şekerli bileşenlerine bağlı olarak ozmotik bir etkidir. Ancak yine de sinamekide olduğu gibi yüksek miktarlarda ve uzun süreli kullanımlar önerilmez. Bu bakımdan SB uyarısı pek gerçekçi değil.

29.06.2014 Bu yazi 8836 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri