Son Dakika
Perşembe, 15 Kasım 2018 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Atık yağları bize ‘yem’liyorlar mı?
Biodizele dönüştürülmek üzere evlerden, işyerlerinden toplanan atık yağların yasak olmasına rağmen yem sanayicilerine satıldığı öne sürüldü. Ağır metal içeren bu yağlar yem olarak hayvanlara veriliyor. Bu yemle beslenen hayvanları tüketen insanların kanser riski artıyor
Ercan İnan / Vatan
 
Biodizel yasası çıktığında tüm çevreciler sevinmişti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) yayınladığı tebliğ ile 1 Ocak 2018'den itibaren motorine zorunlu olarak binde 5 biodizel harmanlama düzenlemesi getirilmişti.
Bu yönetmelik sayesinde şirketler evlerden işyerlerinden, restoranlardan yemek yağlarının atıklarını toplamaya başladılar. Böylece çevre açısından son derece tehlikeli olan bu yağların, önce lavabolara ardından kanalizasyonlara ve nihayetinde akarsu ve denizlere karışması engellenecekti.
 
Bu yağlar ne oluyor?
 
Türkiye'de 3 farklı firma yılda yaklaşık 30 bin ton atık yağ toplamaya başladı. Aslında Türkiye'de yaklaşık 300 bin ton atık yağ ortaya çıkıyor ancak henüz o bilince tüketiciler de ulaşamadığı için potansiyelin sadece yüzde 10'luk kısmı değerlendirilebiliyor.
Peki bu toplanan yaklaşık 30 bin ton atık yağ ne oluyor?
Öncelikle toplanan yağlar için EPDK'dan biodizel üretim lisansı alınıyor. Biodizele çevrim aşamasında toplanan yağlar, bir rafinaj sürecinden geçiriliyor. 
Sodyum hidroksit ile rafine edilerek saflaştırılıyor. Saflaştırılan yağdan yan ürün olarak sopistok çıkıyor. Buna da sülfürik asit verilerek asit yağı diye başka bir ürün elde ediliyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı yönetmeliklerinde atık yağlardan elde edilen ürünlerin tekrar insan ve hayvanların kullanabileceği şekle dönüştürülemeyeceği, yem olarak kullanılamayacağına dair kesin yasaklar bulunuyor. Hatta bunun cezası hapise kadar varıyor.
Ancak biodizel için atık yağ toplayanların bu yasağa uymadığı ve elde ettikleri atık asit yağlarını yem sanayii ile çalışan aracılara vererek hayvan yemi olmasının önünü açtıkları iddia ediliyor. Bu yağların özellikle tavuklara yem üreten yem fabrikalarına satıldığı belirtiliyor.
 
Yem sanayisine sat yüzde 50 ekstra kazan
 
Atık yağların içinde ağır metaller var. Yeniden insanlar ya da hayvanlar tarafından tüketilmesi sakıncalı. Zira kansere kadar uzanan sağlık problemleri yarattığı kesin olarak kanıtlanmış durumda. Bu yüzden de toplanan yağların sadece kimya sanayiinde kullanılabileceğine dair kesin karar var. 
Ancak ortaya çıkan yeni ürünün yem sanayii için çok farklı bir fiyattan satılıyor olması bu yasağın da delinmesine neden oluyor. Söz konusu atık yağ yemcilere verilirse tonu 2 bin 200 liradan satılıyor. Biodizel olarak kullanılması halinde kazanılacak rakam ton başına 1.500 lira seviyesinde. Yani yüzde 50'ye yakın bir fiyat farkı var. İşte bu önemli fiyat farkı, atık yağ toplayan firmaların yasağı dikkate almayıp, insan sağlığını da hiçe sayarak ürünü yem sanayiine aktarmasına neden oluyor.
 
Ortağı ihbar etti
 
ATIK yağla alakalı bu iddiayı, bizzat işin içinde olan ve uzun süre atık yağ toplayan Mustafa Ezici gündeme getirdi. Biodizel işine başlayan ardından bu işe Emrullah Turanlı'yı ortak eden Mustafa Ezici bir taraftan tesisini geri alma savaşı verirken, diğer taraftan suç duyurusunda bulundu ve atık yağda oynanan oyunu gözler önüne serdi. Ezici, biodizel olması için toplanan yağların yem sanayiine verilerek insan sağlığını tehdit ettiği ihbarında bulundu.
Biodizele dönüştürülmek üzere evlerden, işyerlerinden toplanan atık yağların yasak olmasına rağmen yem sanayicilerine satıldığı öne sürüldü. Ağır metal içeren bu yağlar yem olarak hayvanlara veriliyor. Bu yemle beslenen hayvanları tüketen insanların kanser riski artıyor
 
Biodizel yasası çıktığında tüm çevreciler sevinmişti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) yayınladığı tebliğ ile 1 Ocak 2018'den itibaren motorine zorunlu olarak binde 5 biodizel harmanlama düzenlemesi getirilmişti.
Bu yönetmelik sayesinde şirketler evlerden işyerlerinden, restoranlardan yemek yağlarının atıklarını toplamaya başladılar. Böylece çevre açısından son derece tehlikeli olan bu yağların, önce lavabolara ardından kanalizasyonlara ve nihayetinde akarsu ve denizlere karışması engellenecekti.
 
Bu yağlar ne oluyor?
 
Türkiye'de 3 farklı firma yılda yaklaşık 30 bin ton atık yağ toplamaya başladı. Aslında Türkiye'de yaklaşık 300 bin ton atık yağ ortaya çıkıyor ancak henüz o bilince tüketiciler de ulaşamadığı için potansiyelin sadece yüzde 10'luk kısmı değerlendirilebiliyor.
Peki bu toplanan yaklaşık 30 bin ton atık yağ ne oluyor?
Öncelikle toplanan yağlar için EPDK'dan biodizel üretim lisansı alınıyor. Biodizele çevrim aşamasında toplanan yağlar, bir rafinaj sürecinden geçiriliyor. 
Sodyum hidroksit ile rafine edilerek saflaştırılıyor. Saflaştırılan yağdan yan ürün olarak sopistok çıkıyor. Buna da sülfürik asit verilerek asit yağı diye başka bir ürün elde ediliyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı yönetmeliklerinde atık yağlardan elde edilen ürünlerin tekrar insan ve hayvanların kullanabileceği şekle dönüştürülemeyeceği, yem olarak kullanılamayacağına dair kesin yasaklar bulunuyor. Hatta bunun cezası hapise kadar varıyor.
Ancak biodizel için atık yağ toplayanların bu yasağa uymadığı ve elde ettikleri atık asit yağlarını yem sanayii ile çalışan aracılara vererek hayvan yemi olmasının önünü açtıkları iddia ediliyor. Bu yağların özellikle tavuklara yem üreten yem fabrikalarına satıldığı belirtiliyor.
 
Yem sanayisine sat yüzde 50 ekstra kazan
 
Atık yağların içinde ağır metaller var. Yeniden insanlar ya da hayvanlar tarafından tüketilmesi sakıncalı. Zira kansere kadar uzanan sağlık problemleri yarattığı kesin olarak kanıtlanmış durumda. Bu yüzden de toplanan yağların sadece kimya sanayiinde kullanılabileceğine dair kesin karar var. 
Ancak ortaya çıkan yeni ürünün yem sanayii için çok farklı bir fiyattan satılıyor olması bu yasağın da delinmesine neden oluyor. Söz konusu atık yağ yemcilere verilirse tonu 2 bin 200 liradan satılıyor. Biodizel olarak kullanılması halinde kazanılacak rakam ton başına 1.500 lira seviyesinde. Yani yüzde 50'ye yakın bir fiyat farkı var. İşte bu önemli fiyat farkı, atık yağ toplayan firmaların yasağı dikkate almayıp, insan sağlığını da hiçe sayarak ürünü yem sanayiine aktarmasına neden oluyor.
 
Ortağı ihbar etti
 
ATIK yağla alakalı bu iddiayı, bizzat işin içinde olan ve uzun süre atık yağ toplayan Mustafa Ezici gündeme getirdi. Biodizel işine başlayan ardından bu işe Emrullah Turanlı'yı ortak eden Mustafa Ezici bir taraftan tesisini geri alma savaşı verirken, diğer taraftan suç duyurusunda bulundu ve atık yağda oynanan oyunu gözler önüne serdi. Ezici, biodizel olması için toplanan yağların yem sanayiine verilerek insan sağlığını tehdit ettiği ihbarında bulundu.
13.10.2018 18:53:00 Bu haber 368 defa okundu
Atık yağları bize ‘yem’liyorlar mı?
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri