Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Aşılar otizm, lösemi ve lenfomaya yol açabilir Prof Ahmet R Küçükusta
Otizm son senelerde inanılmaz bir artış gösteriyor.

USA’ da 1980’ lerde 10 binde bir, 1990’ larda 2.500’ de bir, 2007’ de yüzde 1.16 oranında görülen hastalığın prevalansı 2012’ de yüzde 2’ ye kadar çıktı.

Bu, artık her 50 çocuktan birinde otizm teşhis edildiği manasına geliyor.

Durum dünyanın diğer ülkelerinde de farklı değil:

Prevalans, Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika’ da yüzde 1 olarak bildirilirken, Güney Kore’ de 2011’ de yapılan çalışmaya göre oran yüzde 2.6! (1, 2).

DSM (Diagnostic and Statistical Manual) 1983’ de PDD-NOS veya Asperger Sendromu’ nu tanımıyordu ve otistik hastalık kriterleri daha sıkı idi ama otizmdeki artışı sadece bununla açıklamak imkânsız.

Nitekim Public Health and Epidemiology isimli dergide yayınlanan araştırma otizm prevalansındaki artmanın DSM revizyonları ve ileri baba yaşı ile ilgisi bulunmadığını gösteriyor (3).

USA, İngiltere, Danimarka ve Batı Avustralya’ ya ait verilerle gerçekleştirilen araştırmaya göre, otizm ve “insan fetal hücrelerinde” hazırlanan ve “insan DNA” ve “retroviral kalıntılar” bulunan MMR (kızamık-kızamıkçık-kabakulak), suçiçeği ve hepatit A aşıları arasında anlamlı korelasyon var.

Tıbbi fetva kurumu FDA, aşılarda 10 ng’ dan fazla miktarda insan DNA’ sı bulunmaması gerektiğini bildirirken (4), aşılardaki fetal DNA seviyeleri emniyet sınırının çok üzerinde 142-2000 ng arasında bulunuyor.

Aşılar lösemi ve lenfoma ile de ilişkili

Kısa adı SCPI olan Sound Choice Pharmaceutical Institute bilim adamları tarafından gerçekleştirilen araştırmanın başı olan Dr. Theresa Deisher İnsan fetal hücrelerinde üretilen aşıların sadece otizmle değil çocukluk çağı lösemi ve lenfomaları salgını ile de ilişkili” olduğunu söylüyor (5):

Tek reaktivite endojen retrovirüs olan HERV (human endogenous retrovirus) varlığı ile çocukluk çağı lenfoması ilişkisini gösteren çok sayıda çalışma var.

MMR II ve suçiçeği aşısı ve diğer bütün WI-38 fetal hücre serilerinde hazırlanan aşılara bu retrovirüs bulaşıyor.

Bunu tüm anne babalar ve doktorların bilme hakkı var.”

SCPI’ nin bu keşfi, aşı üretiminde “substrat” olarak fetal hücre serileri kullanılmasının ne kadar riskli olduğunu açık ve net olarak ortaya koyuyor.

Daha önce, Meruvax II ve Havrix aşılarında kabul edilemeyecek kadar fazla miktarda fetal DNA parçalarının bulaşması olabileceğini yazmıştım (6).

Prospektüslerde, aşıların karsinojenik (kanser yapıcı) ve mutajenik (genlerde mutasyon yapıcı) etkilerinin değerlendirilmemiş olduğu şeklindeki ifadelere ve aşı üretiminde kullanılabilecek sayısız FDA onaylı “insan dışı hücre serileri” olduğuna da dikkat çekmek gerekir.

Gelelim neticeye

BİR: Otizmle aşılar arasındaki ilişkiyi ortaya koyan araştırması yayından kaldırılan, tıp diploması elinden alınan İngiliz Dr. Wakefield’ in haklı olduğunu gösteren araştırmalara her gün bir yenisi ekleniyor.

İKİ: Aşıların, endüstri ve onun uzantıları tarafından ifade edildiği gibi hiç de “masum” olmadığı anlaşılıyor.

ÜÇ: Tıbbın birinci prensibinin “Önce zarar verme” olduğunu bir kere daha ve önemle hatırlatırım.

Kaynaklar

1. http://www.autismsciencefoundation.org/what-is-autism/how-common-is-autism

2. http://www.rescuepost.com/files/blumberg-et-al-2013-i-in-50-nchs-1.pdf

3. http://www.ms.academicjournals.org/article/article1409245960_Deisher%20et%20al.pdf

4. fda.gov/ohrms/dockets/ac/05/slides/5-4188S1_4draft.ppt

5. http://www.globalresearch.ca/new-study-in-journal-of-public-health-finds-autism-and-cancer-related-to-human-fetal-dna-in-vaccines/5402912

6. http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/07/15/hakkimda/asiyla-otizm-arasinda-bilimsel-bir-iliski-yok/

22.07.2015 Bu yazi 2763 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri