Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Antipsikotik ilaçların yarıdan fazlası boşuna yazılıyor Prof Ahmet R Küçükusta
Amerika’ da (ABD) Stanford ve Chicago Üniversiteleri tarafından yapılan yeni bir araştırma, “atipik antipsikotik ilaçlar”ın etkinliğinin ispatlanmadığı hastalıklar için de yaygın olarak reçete edildiğini ortaya çıkardı.

Araştırmaya göre, atipik antipsikotik ilaçlar doğru endikasyonda kullanılmış olsa bile, bunların çok daha ucuz olan tipik antipsikotik ilaçlardan tedavi ve yan etkiler bakımından hiçbir üstünlükleri yok. Atipik antipsikotik ilaçların en önemli yan etkileri içinde diyabet, kalp hastalıkları ve aşırı kilo alınması var.

İlk kez 1989’ da şizofreni tedavisinde kullanılmak üzere onay alan bu ilaçlar bugün otizm, bipolar hastalık, deliryum, demans, depresyon, kişilik bozuklukları ve diğer psikozlarda da kullanıyor ancak Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA)’ nin ilacın anksiyete, depresyon, dikkat eksikliği ve demansta kullanımı için onayı bulunmuyor.

The Journal Pharmacoepidemiology and Drug Safety isimli dergide yayınlanan araştırmanın uzmanlarından Dr. Caleb Alexander “2008’ de tüketilen atipik antipsikotik ilaçların yarısından fazlasının entipüften gerekçelerle yazıldığını” söylüyor.

USA’ da 1995’ de 6.2 milyon kutu atipik antipsikotik ilaç tüketilirken, bu rakam 2008’ de 16.7 milyon kutuya ulaşıyor. İlaç satışındaki artışın özellikle 2001’ den sonra olması dikkat çekiyor.

Araştırmaya göre, 9 milyon reçete FDA’ nın onay vermediği hastalıklar için yazılmış.


Bu ilaçların çocuklardaki kullanımı ise ister inanın ister inanmayın 1995’ den 2005’ e tam yüzde 800 artmış!

Yıllık satış 10 milyar dolardan fazla

Atipik antipsikotik ilaçların 2008’ deki satış rakamları 10 milyar doların üzerinde. Bu, en azından 5 milyar doların çöpe atılması manasına geliyor.

Buna karşılık, etki ve yan etkiler bakımından atipik antipsikotiklerden bir farkları olmadıkları anlaşılan tipik antipsikotik ilaçların yazılması ise 1995’ den 2008’e kadar olan sürede 5.2 milyon reçeteden 1 milyon reçeteye kadar inmiş.

Araştırmaya katılan uzmanlardan olan Dr. Randall Stafford “Bu ilaçların çok ciddi yan etkileri de olduğundan sadece kesin endikasyon varsa kullanılmalı. Çok pahalı oldukları da mutlaka hesaba katılmalı. Bu ilaçların kesin endikasyon dışı kullanımını ilaç firmalarının etkili pazarlama faaliyetlerinin sonucudur. Doktorlar eskilerden bir farkı olmasa da yeni ilaçların daha etkili olduğuna inandırılıyor.” diyor.

www.medweb.com sitesinde yer alan habere göre bu ilaçlar ABD’ de quetiapine (Seroquel), aripoprazole (Abilify), olanzapine (Zyprexa), risperidone (Risperdal) isimleriyle satılıyor.

AstraZeneca’ nın cevabı:

Bu araştırmaya Seroquel’ i üreten firmanın yazılı bir cevabı var:

“Firmamız Seroquel’ in prospektüsünde yazılı olduğu gibi kullanıldığında etkili ve emniyetli bir ilaç olduğuna inanmakta ve doktorlara ve hastalara önemli bir tedavi opsiyonu sunmaktadır.

Doktorların hastaları için uygun tedaviyi ararken farklı seçeneklere ihtiyaçları vardır. Çünkü bipolar bozukluk ve şizofreni gibi mental hastalıklarda herkese iyi gelen tek bir tedavi yoktur. Doktorlar hastalarının farklı ihtiyaçlarını göz önüne almak ve eldeki tüm tedavi imkânlarını değerlendirmek durumundadır. Doktorlar bu seçimi yapabilecek şekilde eğitilmişlerdir.

Firmamız ilacın emniyet profilinin prospektüsünde doğru şekilde yer alması için FDA ile özenle ve sabırla çalışmıştır. Buna göre doktorlar tedaviyi seçerken Seroquel’ in risk ve faydalarını değerlendirebilirler.      “

Gelelim neticeye


Endikasyon dışı ilaç kullanımı ABD’de serbesttir ama bunun pazarlamasının yapılması kanunen yasaktır. Gelin görün ki, yeni ilaç bulmakta zorlanan ilaç endüstrisi daha çok ilaç satmak için bu yolu fütursuzca kullanmaktadır. Hem de her sene milyar dolarlar mertebesine varan cezalar ödemek zorunda kalmasına rağmen. Çünkü ödediği cezalar kazancının yanında devede kulak misalidir.

Bu araştırmadan alınması gereken pek çok ders var:


BİR:
Önce, bu araştırmayı yapanların tümünü kutluyorum. İnşallah günün birinde bizim üniversitelerimizde de ilaç endüstrisinin ipliğini pazara çıkaran araştırmaların yapıldığını görürüz.

Cahiliye dönemimde yaptığım veya katıldığım “sade suya tirit araştırmaları” hatırlıyorum da utanıyorum ama kendimi o dönemleri de yaşamak gerekliymiş diye teselli ediyorum.

İKİ: Sadece hastalar değil doktorlar da yeni çıkan pahalı ilaçların daha etkili ilaçlar olduğunu sanırlar. Bu, ilaç endüstrisinin en büyük pazarlama oyunlarından biridir. Oysa benim için yeni ilaç en güvenilmez, en tehlikeli ilaçtır.

ÜÇ: Gereksiz ilaç kullanımı modern dünyanın en mühim meselelerinden biridir. Bu araştırmada da ortaya çıktığı gibi biz doktorlar tarafından yazılan ilaçların ortalama yüzde 50’ si boşunadır.

DÖRT: İşin içinde art niyet yoksa endikasyon dışı ilaç kullanımı tıbbi olarak yanlış bir uygulama değildir ama herhangi bir ilacın onaylanmamış endikasyonlar için ilaç firmalarının teşvikiyle rastgele kullanılması çok yanlış ve tehlikelidir.

Endikasyon dışı kullanım mutlaka bir araştırma çerçevesinde hastaların yakın takibi ile gerçekleştirilebilir.

BEŞ: İlaç firmasının açıklamasına diyecek bir sözüm yok. Bunların hepsi teorik olarak doğru ama pratikte durum hiç de öyle değil. Çeşitli pazarlama taktikleriyle ilaçlar gereksin gerekmesin leblebi gibi yazılır oluveriyor.

ALTI: Tabii ki atipik antipsikotik ilaçlar yasaklansın demek istemiyorum ama biz hekimlerin ilaç yazarken çok titiz olmamız, çok iyi düşünmemiz ve mutlaka elimizi önce vicdanımıza koymamız gerekiyor.

Bir de bizim psikiyatri cephemizin bu araştırma ile ilgili olarak ne düşündüğünü çok ama çok merak ediyorum.

KAYNAK
http://www.webmd.com/mental-health/news/20110107/study-newer-antipsychotic-drugs-are-overused

03.10.2011 Bu yazi 6638 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri