Son Dakika
Çarşamba, 14 Kasım 2018 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Antibiyotikle zehirleniyoruz!
Sağlık Bakanlığı'nın bu yıl ilk kez gerçekleştirdiği araştırmaya göre, Türkiye antibiyotik kullanımında 40 Avrupa ülkesi arasında birinci sırada. Peki bu veriler gerçekçi mi? İşte en sıra dışı ayrıntı

Dünya genelinde yanlış antibiyotik kullanımı ile en basit bakteriyel hastalıkların tedavisinde bile zorluklar yaşanmaya başlamışken, Türkiye için de tehlike çanları çalıyor...

Bakanlığın sonuçlarını yakında açıklayacağı araştırmaya göre,

Türkiye'de kişi başına düşen günlük antibiyotik tüketimi 42 birimken Hollanda'da bu rakam 14 birim seviyesinde. Bir başka deyişle bir Türk vatandaşı, Hollandalı bir kişiden günde 3 kat fazla antibiyotik tüketiyor.

Bu değerle Türkiye Avrupa'da kişi başına günde kullanılan antibiyotik birimi hesaplamasında 40 ülke arasında birinci sırada. Bizden sonra, 35 birimle Yunanistan geliyor. Kuzey Avrupa ülkelerinde bu rakamlar en çok düşük seviyelerde... En az antibiyotik kullanan ise 13 birimle Estonya.

Yüzde 20 direnç var

Peki Türkiye'de antibiyotiğin bu kadar çok kullanılması ne gibi sonuçlar doğuracak? Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (Klimik) Başkanı Prof. Dr. Önder Ergönül, genç kadınlarda sıklıkla görülen sistit için verilen antibiyotiklere karşı her beş kişiden birinin dirençli olduğunu söylüyor. Bir başka deyişle sistit için kullanılan antibiyotiklere yüzde 20 direnç söz konusu. Antibiyotik direnci olduğunda da enfeksiyon tedavi edilemiyor ve bakteri vücutta üremeye devam ediyor. Çünkü dirençten dolayı verilen ilaç yerini bulmuyor. Sistit bu durumun net şekilde gözlemlenmeye başlandığı alanlardan sadece bir tanesi.

'Çaresiz kalabiliriz'

Dış Kapı Yıldırım Bayezıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Nilay Çöplü de, dikkatli olunmazsa Türkiye'de antibiyotik öncesi çağa girileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Çöplü, Türkiye'de durumun ne kadar ciddi bir hâl aldığını şöyle ifade ediyor: "Geçmişten gelen tecrübelere bakarak, Türkiye'de direnç Avrupa ülkelerinden daha yüksek. Antibiyotik kullanım hızımız yüksek. Eğer antibiyotiği akılcı kullanmazsak, basit enfeksiyonla baş edemez hale geliriz. Bir cerrahi müdahalede, bir protez takılacağı sırada ya da erken doğmuş bir bebeğin enfeksiyon kapması gibi antibiyotiksiz tedavi edilemeyecek durumlarda çaresiz kalabiliriz."

10 yılda bir üretiliyor

'Bakteriler direnç kazandıkça yeni antibiyotikler üretilerek, bu tehlike giderilemez mi?' sorusunda da uzmanların yanıtı, 'hayır' oluyor... Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Antibiyotik Çalışma grubu üyesi Prof. Dr. Neşe Saltoğlu, yeni antibiyotik geliştirmenin 10 yıl gibi uzun bir süre aldığını söylüyor.

Yeni antibiyotik geliştirmenin masraflı ve yoğun çalıştırmalar gerektirdiğini ve 10 yıllık bir zaman aldığını belirten Prof. Dr. Saltoğlu, diğer yandan da yeni geliştirilen antibiyotiğe karşı uygunsuz ve aşırı kullanım nedeniyle 1 yıl gibi kısa sürede direnç geliştiğini kaydediyor.

Anlamı 'Hayata Karşı'

Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve insan sağlığı açısından çok büyük öneme sahip ilaçlardır. Kelime anlamı ile 'antibiyotik' terimi, 'hayata karşı' demektir. Bu kimyasal maddeler, bakterilerin çoğalmasını önlemekte ve bazen de bakterileri öldürmektedir.

VERİLER GERÇEKÇİ Mİ?

Antibiyotiklerle ilgili Sağlık Bakanlığı henüz raporunu yayınlamadı. Ama yayınladığından herşey bu verilerle sınırlı olmayacak. Çünkü, dünyadaki antibiyotik tüketiminin sadece yüzde 30'nu insanlar geri kalanını ise bitkiler ve hayvanlar tüketiyor. Peki bitkiler ve hayvanları kim tüketiyor? Bu durumda veriler gerçeğin sadece bir kısmından ibaret.

Şimdilik Sağlık Bakanlığı'nın raporunun tüm gerçekleri en yalın haliyle yansıtmasını diliyoruz.  Ama şunu da belirtmeliyiz ki; bu topluma bu kadar antibiyotiği kim reçete ediyor ve buna kim göz yumuyor sizce?

 

19.11.2013 00:06:00 Bu haber 3588 defa okundu
Antibiyotikle zehirleniyoruz!
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri