Son Dakika
Pazartesi, 1 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Adet öncesi sıkıntılar bir hastalık mı? Prof Dr Sefa Saygılı
Doğurganlık yaşında olan kadınlar her ay adet görürler ve bir kısmı regl (kanama) öncesi duygusal çalkantılar geçirir: Daha gergin ve sıkıntılı olurlar, hissi dalgalanma içindedirler.

Bu çalkantılar normal hayatın bir parçasıdır. Dünyadaki bir çok kadın adet öncesi gerginlik ve sinirlilik problemleriyle karşılaşırlar, ancak bu durumun anormal olduğunu düşünmezler ve doktora gitme ihtiyacı duymazlar.

Ancak ilaç firmalarına ilaç satacak müşteri lâzımdı. Amerikan ilaç endüstrisi, yeni ilaçlar pazarlamak için doğum çağındaki kadınları hedef seçti. Regl öncesi sıkıntı ciddi bir ruhsal dengesizlik sayıldı. Bu problemler psikiyatrik bir bozukluk olabilirdi. Böyle kadınların ilaç kullanmaları gerektiği doktorlarla ve kamuoyuna yönelik reklamlarla benimsetildi. 

Bu rahatsızlığa (!) “regl öncesi disforik bozukluk” (RÖDB) denildi. Televizyon ve dergi reklam bombardımanı ile tıbbi bir hastalık haline getirildi. Önceki sınıflandırmalarda olmayan yeni bir hastalık icad edilmişti ve bu hastalığa bir de ilaç uydurulmuştu.

Regl öncesi disforik bozukluk (RÖDB) öyle tarif edildiki neredeyse her kadın kendinde buna uyan bazı belirtiler bulmaktaydı. 

RÖDB için prozac adlı antidepresan ilaç tavsiye edildi. Ancak kullananlar faydadan çok zarar görüyordu: Cinsel problemlerde ve gençlerde intihara eğilimli davranış riskinde gözle görülür artış gibi birçok yan etki ortaya çıktı. 

Ayrıca bu sıkıntılara psikiyatrik hastalık damgası vurulup kadınların hemen ilaca yöneltilmesinin regl dönemindeki bazı kadınların yaşadıkları acı ve kaygıların gerçek sebeplerinin örtbas edilmesinden veya maskelenmesinden endişe duyuldu. Bu sebepler şiddet içeren bozuk ilişkiler, günlük yaşantının getirdiği stres, yoksulluk veya taciz olabilmekteydi. Üstelik bunların hiçbiri ilaç ile tedavi edilemezler ve buduruma uygun iletişimle yaklaşmak gerekir. 

Prozac bu problemler ortaya çıkarınca Avrupa’da RÖDB ta verilmesi yasaklandı. Bu defa paxil, zolaft gibi ilaçların üreticileri devreye girdiler. Ancak onların da rahatsız edici yan etkileri vardı. 

Objektif uzmanlar bu gelişmeler karşısında: “Sağlıklı insanlara ilaç vererek dengeler bozuluyor” demektedirler. “Zaten sağlıklıysanız ilaçtan fayda görme ihtimaliniz çok daha azdır. Tüm nüfusu düşündüğümüzde ilaç tedavisi ile verilen zarar, faydadan çok daha fazladır.”

Sonra insan her zaman rahat ve mutlu olmazki!  Zaman zaman sıkıntı, üzüntü, zorluk ve meşakket çekecektir. Bu hastalık değil, sağlıklı oluşun bir gereğidir.

Aslında sağlıklı kadınların kendilerini hasta olarak görmelerinin ve ilaç tedavisine razı olmalarının faydadan çok zarar getirdiği aşikârdır.

Gerçekten tedaviye muhtaç durumdaki yoksul hastalar ihtiyaç duydukları ilaçlara ulaşamıyor ve tedavi göremiyorken böyle gereksiz ve gerçeğe uymayan hastalıklar uydurarak milyarların heba edilmesi son derece acıdır.

 

01.09.2009 Bu yazi 8616 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri