Son Dakika
Pazartesi, 24 Temmuz 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
"Zorba" the capitalism Emine Sonnur Özcan
Kapitalizm'in yaklaşık 200 yıldır, hemen her elli yılda bir yeni bir türeviyle halkın tepesine tepesine vurduğu ABD'de gelinen noktaya bakın!...

Devlet, ülkenin dev bankalarını, aç gözlülükle suçlayıp mahkemeye vermekle meşgul... O bankalar ki tüm batı dünyasında olduğu gibi ABD kapitalizminin de gözbebeği, mimarı hatta babası... Örneğin kimler? Bank of America, Citigroup, JP Morgan ve Goldman Sachs gibi kurumlar... Hemen hepsinin tarihi ABD tarihiyle çağdaş... Peki neyle suçlanıyorlar?

Suçlamalar, menkul ve gayrı-menkul kıymetler çerçevesinde ele alınabilir: Menkul kıymetlerdeki suçlamalar, mevcut cari kanun hilafına, geliri olduğundan yüksek göstermek,sahte beyanlarda bulunmak çerçevesinde biçimlenmekte. Gayrı-menkullerle ilgili suçlamalar, malum, mortgage kredileriyle ilgili... 2008'de patlayan mortgage krizi başta Lehmann Brothers(LB) olmak üzere ev kredisi veren kuruluşları batışa sürüklemiş ve devlet halktan topladığı vergilerle onları kurtarmıştı. Anlaşılan o ki ego üzerine bina edilen kapitalist zihniyet, yaşanılanlardan herhangi bir ders almayı başaramamış!..

Hatırlayalım, bu kuruluşlar aç gözlülükleri sonucu, kredi geri dönüşü olamayacak gelir düzeyindeki insanlara binlerce ev satmışlar, sonra da faturayı devlete bırakıp kaçmışlardı... Obama, başkanlığının ilk aylarında kucağında bulduğu bu rezaleti kapatmasının cevabını, örneğin LB ceo'larının parayı kurum çalışanlarına paylaştırmasıyla almış ve adeta delirmişti!

ABD bankalarının, kredi kuruluşlarının kendi elleriyle yarattığı akibet, hiç şüphesiz kapitalist ahlakın ya da ahlaksızlığın en aydınlık aynası durumundadır. Dikkat edilirse, ABD'de kapitalizmi, son 10-15 senede taktığı yeni maske neo-consevatism'le, kendi iç kaynaklarından, insanının cebinden ümidi kesip, neredeyse bütünüyle dünyayı yok ederek palazlanma hedefine yönelmiştir. Bilindiği gibi, 11 Eylül bu hedefin pik noktası olmuştu. Artık tek yol dünyayı "demokratikleştirme" yalanıydı... "Öteki" yaratılmıştı: "Terörist" Müslüman dünya. Sonrasında yaşanan acıları hepimiz biliyoruz... Afganistan, Irak...

Bizlerin ABD'nin düçar olduğu bu zavallı süreçten çıkaracağımız dersler büyük... Elbette ki Anadolu ve Türk geleneği şurada en çok 250 senelik bir tarihi olan ABDevletiyle denk tutulamaz. Ancak, bizde de tersine ya da negatif yönde işleyen kötücül mekanizmalar var: endüstriyel ilerleme, çok-serbest piyasa, yerellikten utanıp, küreselleşmeyi hedefleme gibi erekler... Tüm bu lüzumsuz zaman kaybı niteliğindeki yalancı-yaklaşımlar, siyasi, sosyo-iktisadi, kültürel erozyonun ilk toprak kayıplarını veriyor bile!

Hep şunu söylüyoruz: bundan otuz sene öncesinde yaşıyor olsaydık, batı icadı kapitalizme öykünme karşısında, tehlike öngörülerimizi çevremizdekilere anlatmakta ciddi zorluklar çekiyor olabilirdik. Ancak, dünyanın geldiği bu noktada hala kapitalizmi, küreselleşmeyi, çok-serbest piyasayı savunanlar karşısında söyleyecek lafımızın olmaması, olsa olsa dünyada olan bitenleri takip etmeyişimizden, yani cahilliğimizden kaynaklanıyordur... Sadece şu üç hayati sonuç üzerinde biraz düşünmek; hiç ilgilenilmediyse (!) -ki bu da sınırlı ve sorumlu insan terbiyesi yoksunluğunun sinyalidir- çok kısa bir araştırma yapmak dahi yeterli olacaktır:

1. Modern-kapitalist düzenin gelir dağılımı tablosu: dünya nüfusunun %10'u gelirin %90'ına sahip.

2. İnsanoğlunun beslenme kaynakları: açgözlü kapitalist kartellerin tarım ürünlerine biyo-kimyasal müdahaleleri sonucu çok büyük tehlikede.

3. Dünyamızın durumu: Zorba neo-kapitalistler, gezegeni kendi babalarının malı sandıkları; reforme edilmiş dinlerinde ve kısa tarihlerinde; dolayısıyla (olmayan) geleneklerinde doğaya karşı hiç bir terbiye olmadığı için, dünyanın canına okumaktalar!

03.09.2011 Bu yazi 3074 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri