Son Dakika
Salı, 28 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
'Süt ürünlerinde margarin kullanımına izin vermeyin'
Anadolu'nun geleneksel süt ve süt ürünleri üretiminin küserel şirketlerin istekleri doğrusunda değiştirilmesine süt ürünleri üreticileri hem itiraz ettiler hem de yoğurtlar yapılan hileleri anlattılar...

Mehmet Kahya / Akova Süt ürünleri

Ambalajının üzerine yazılmak kaydıyla "Bitkisel Yağlı Peynir ve Yoğurt" üretilebilmesi konusunda mevzuat değişikliğine Akova Süt A.Ş. olarak kesinlikle karşıyız.

 

Tüketicilerin böyle bir talebi yoktur. Süt ürünlerinde bitkisel yağ kullanımında kamu menfaatıde yoktur. Sözkonusu mevzuat değişikliği süt sektörüne ve hayvancılığa büyük zarar verir. Süt fiyatlarının aşırı düşmesi ne neden olarak süt üreticisine darbe vurulmuş olacaktır. Buna bağlı olarak oluşacak domino etkisi ile  tarım sektöründe on milyonlarca aile etkilenecektir. Yağlı tohum üretimi kendine yetersiz olan ve büyük bir ham yağ ithalatcısı olan ülkemizde ithal edilen yağlarla kendi ürünlerimizi de manipüle etmiş olacağız. Bir kaç bitkisel yağ firması kazansada bütün tarım sektörü ne zarar verilmiş olacaktır. Kısaca yurt ekonomisi de zarar görecektir.

 

Böyle bir mevzuat değişikliği kesinlikle yapılmamalıdır. Firma olarak böylebir uygulamaya mutlak surette karşıyız.

 

Bu konu yu üç yönden incelemek lazım,

1) Ticari ve ekonomik açıdan

2) Sağlık açısından

3) Ahlaki acıdan

 

1) Ticari ve ekonomik açıdan:

Ticari olarak haksız rekabet oluşturacaktır. Her nekadar üzerine yazılacak olsada insanlar peynir deyince yoğurt deyince %100 sütten yapılmış olduğunu düşünürler.

Yoğurdun içinde margarin olma ihtimalini akıllarına getirmezler. Her tüketici alacağı ürünün içeriğini incelemez. İsmi ile özdeşleştirerek onun %100 sütten imal edildiğini sanır. Bugün yasal olmamasına rağmen yoğurtların ve peynirlerin içinden süt yağını alıp yerine margarin ve bitkisel protein, jelatin ve muhtelif dulgu maddeleri katarak imalat yapan firmalar olduğunu görüyoruz. Tarım Bakanlığı kontröllerindede tesbit edilmektedir. Bu tür girişimlere kapı aralanması durumunda sektörün uğrayacağı zerarı düşünmek bile istemiyoruz.

 

Bu kapı açıldığı an hiç süt kullanmadan; İthal  Kazein, İthal çok katı koko yağı, İthal jelatın veya başka bir stabilizatör ile çok güzel ve yasal peynir(!) yapılabilir. Şu anda yasal olmamasına rağmen buna tevessül eden firmalar vardır. Böyle bir durum en çok da "merdiven altı" üretimin işine yarayacak, ekmeğine yağ sürecektir.

 

Sofrasına doğal ve sağlıklı ürün götürmek isteyen esas talep sahibi, tüketici müşterilerin böyle bir arayışı veya isteği yoktur.  Süt ürünlerinde bitkisel yağ kullanımında kamu menfaatıda yoktur.

 Böyle bir mevzuat değişikliğinden ancak kolay kazanç peşinde koşan "merdiven altı" işletmeler veya bitkisel yağ sanayii karlı çıkabilir.

Süt ürünlerine bitkisel yağ katılmasına müsaade edilirse, ticari olarak haksız rekabetin önü açılmış olur. Ekonomik anlamda sektör zarar görür. Süt ürünlerinin imajı zedelenir. Hayvancılığın gelişmesi tökezlenmiş olur.

 

 

2) Sağlık açısından:

Süt yağı, yüksek besin değeri, doğal lezzet artırıcı, iştah açıcı, besinlerin sindirim sisteminde emilimini kolaylaştırıcı özelliği ve özellikle A,D,E ve K vitaminlerinin doğal kaynağı olarak başta çocukların ve yetişkinlerin beslenmesinde önemli bir röle sahiptir. Pehlivan yapılı, zeka düzeyi yüksek nesiller için süt ürünleri ve özellikle süt yağının ayrı bir yeri vardır. İnsanların vede gelecek nesillerin üzerimizde hakkı vardır. İnsanların bilerek veya bilmeyerek bu kaliteli besinden mahrum olmalarına vesile olamayız. Bü tür çabalarında önünü açamayız.

Margarinli süt mamullerinde ürünün stabil olması ve piyasa koşullarında gevşeyip "su koy vermemesi" için bu tür ürünlerde kullanılan bitkisel yağlar ileri hidrojene edilmiş katı doymuş bitkisel yağlar olmaktadır. Yüksek "fitosterol" iceren ve vücutta kötü kolesterolün artmasına vesile olan bu çok katı doymuş yağların sağlık açısından sakıncalı olduğu da açıkça dile getirilmektedir. Bu katı margarinler halen ithal olarak alınıp tağşiş amaçlı kullanılabilmektedir. Bu duruma yasal kılıf hazırlanmış olurki buda ayrıca "vebal"  olur.

 

Ayrıca yüksek oranda anti mikrobiyal katkı maddesi ihtiva eden bu tür margarinlerin süt ürünlerinde kullanılması ile de insanlara, çocuklara ve hatta bebeklere de dolaylı yoldan yedirilmiş olunacaktır. Anti mikrobiyal katkılar insanlarda vertal bozukluklara neden olabileceği gibi insan sindirim sisteminin fonksyonlarını bozarak özellıkle çocuklar ve bebeklerde de  gelişme geriliğine neden olur.

 

Her insanın sağlıklı, doğal ve geleneksel beslenme hakkı vardır. Bu hakka saygılı olmalıyız.

 

3) Ahlaki Acıdan:

Temel besin maddelerimiz olan yoğurt ve peynir gibi ürünler %100 süt ürünü olarak bilinir ve böylece zihinlerde yer alır. İnsanlar gözü kapalı peynir ve yoğurt tüketirken doğal olarak besleme değeri ve biyolojik değeri daha yüksek olan bir süt ürünü ile beslendiğini düşünür. 

Bu ürünlerinde bir ismi, bir geleneği, kültürü ve bir doğallığı vardır. Bu ürünlerin margarinlerle tağşiş edilmesi (karıştırılması), ambalajının üzerine yazılsın veya yazılmasın ürünlerin kendine özgü doğallığını ortadan kaldıracaktır.

 

Peynir ve yoğurt gibi ürünlerin tüketimi her zaman ambalajına bakılarak tüketilmiyor.

Toplu tüketim yerleri, otel-motel, tatil köyü, Öğrenci yemekhaneleri, öğrenci kantinleri ve büfelerde, muhtelif yemekhane ve açık büfe tarzı sunumlarda ürünler ambalajından arındırılmış olarak sunulmaktadır. Bu tür tüketim alanları oldukça yaygın ve tüketim oranları oldukça yüksektir. İnsanlar ne yediğini bilememekte, buralarda sunulan ürünlerin güvenilirliği tüketicisinin bilgisi dışında tamamen işletmecinin bilgisi ve vicdanına bağlıdır. Bu tür işletmeciler fiyatının cazip olması sebebi ile ve daha çok kâr hesabı ile margarinli süt ürünlerini tercih edeceği açıktır.

 

Bir çok insan özellikle margarin tüketmez. Margarin tüketemeyen bir insana dolaylı olarak bilgisi dışında süt ürünleri kullanılarak margarin yedirmek, kendi parası ile birinci sınıf gıda niyetine ikinci sınıf gıda yedirmek de ahlaki olmayacaktır.

 

Böyle bir duruma yasal kapı aralamak da başta süt sektörüne ve dolayısı ile hayvancılığa büyük darbe vurma anlamına gelecektir.

 

Zaten doymamış yağ oranı yüksek bitkisel ürünlerle karışık muhtelif içimlik, homojenize süt ürünleri halen özel izinle yasal olarak üretilmekte ve kalp dostu diye satılmaktadır. Bu kapı zaten açıktır.

 Klasik süt ürünlerinde bu kapının aralanması Sektöre büyük zarar verirken tüketicide mağdur edilmiş olur. Böyle ürünlere yasal kapı aralandığı zaman bitkisel yağlı (yani margarinle tağşiş edilmiş) süt ürünleri daha sağlıklı kalp damar dostu şeklinde istismar edilerek "yavuz hırsız" misali tüketicide yanıltılacaktır. Sonuç olarak süt ürünlerine margarin katılması ile süt ürünlerinin temel imajı zedelenir. Süt sektörü için bindiği dalı kesmek anlamına gelir. Bizce doğru değildir ve yapılmamalıdır. Bu konuda üretici, tüketici, ülke ve millet menfaati yoktur. Velhasıl içinde kamu menfaati olmayan böyle bir talebe veya olası değişikliğe şirket olarak taraftar değiliz.

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • serdar
    iyi olanı görmek
    türkiyede yaşıyoruz ve gıdada mükemmeli arıyoruz.artık çok şey istediğimizi anlamaya başladım.
    22.04.2011 21:09:22
28.08.2010 00:57:00 Bu haber 6171 defa okundu
'Süt ürünlerinde margarin kullanımına izin vermeyin'
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri