Son Dakika
Pazartesi, 24 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
‘Şeker’siz bir bayram dilerim Kemal Özer
Hayatın her anı, sonsuzluğa doğru geri sayımdır. Sayılı günler çabuk geçermiş ya… Bir iki üç derken bir Ramazan’ın daha sonuna geldik.

Şimdi bayram! Şimdi ödül vakti!

Îd’il Fıtr’in derin mânâ ve öneminin idrakinden yoksun bazı nasipsizler, ‘Şeker Bayramı’ gibi yakıştırmalar yapabilirler.

Bu yakıştırmalar bayramımıza zarar verecek değil.

Kızmayın, acıyın onlara…

Evet, isteyen ‘şeker’, isteyen ‘Ramazan’, isteyen de gerçek adı olan ‘Îd’il Fıtr’i kullanabilir.

Önemli olan, bu nâdide günleri nasıl idrak ettiğimiz…

Önemli olan, bu bayramı hak edip, etmediğimiz…

Önemli olan, bu bayramda ve sonrasında Ramazan’da kazandığımız güzel hasletleri sürdürüp sürdüremememiz…

Bayram günleri aynı zamanda ikram günleri

Tatlılar, şekerler, çikolatalar vazgeçilmezleri bayramların…

Doktorlar, Ramazan Bayramı öncesinde ‘çok şeker yemeyin’, Kurban Bayramı öncesi ise ‘ete dikkat’ türünden uyarılar yaparlar.

Lakin hemen hiçbiri ‘şekerin, çikolatanın içeriğine dikkat’ diye uyarmaz...

Çünkü -ne acıdır ki- uyaran, uyarılandan daha bilinçli değil.

Ne yazık ki bu uyarıların çoğu medyada görünmek, hastanesinin reklâmı olsun kâbilinden sıradan açıklamalar

70 milyonluk bir ülkenin bu kadar uzmanından beklenen; “Aman dikkat’ Bu ürünlerin içerisinde sağlığınız açısından tehlikeli katkılar var!” demeleridir.

Günümüz nasihatçileri her defasında helâl kazançtan söz ettikleri halde, ezici çoğunluğu ‘helal tüketimden’ ve ürün içeriklerinden söz etmezler.

Hâlbuki onların da ‘Aman dikkat! Aldığınız şekerde domuz katkısı, alkol ve genetiği değiştirilmiş (GDO) katkı maddeleri var!’ uyarıları yapması beklenir…

Ama nafile… Oda bunun farkında değil. Rutinin tekrarından öte bir hâl yok.

Bayramda neden şeker ve çikolata ikram etmemeliyiz?

Bayramların vazgeçilmezi şeker ve çikolataları alırken zenginler marka ve ambalajına bakacak, dar gelirliler fiyatına

Bu yöntem doğru bir tercih şekli olabilir mi?

Akıllı insan, haz ve lezzetin esiri olamaz, olmamalı! Bir ürünü ve özellikle de gıda ürününün içeriğini incelemeden satın almak, en basitinden basiretsizlik belirtisi

Günümüzde çikolataların neredeyse tümünde -tüm diğer sorunları bir an yok saysak bile- “soya lesitini” kullanılır.

Lesitin nedir? Lesitin, birçok gıdada emülgatör.

Emülgatör nedir? Birbiri ile karışmayan yağ ve su gibi farklı kimyasalların birbiri ile karışmasını sağlayan maddeler.

Soya lesitini neden elde edilir? Soyadan…

Soya GDO’lu değil miydi? Evet. Günümüzde soyanın en az yüzde 98’i, genetik değişikliğe uğratılmış bir bitki. 

O halde soya lesitini GDO’lu mu? Ne yazık ki evet! Hemen her gıda maddesine katılan soya lesitini, GDO’ludur. Türkiye’de üretim yapan tek bir marka, ürününün etiketinde kullandığı soya lesitininin GDO’lu olmadığını yazmakta. Bu bilginin bile yüzde yüz güvenli olduğunu söylemek zor.

GDO helâl değil mi? Geçtiğimiz ay İslam Konferansı Örgütü’nün Helâl Çalışma Komisyonu, GDO’lu ürünlerin helâl olmadığını açıkladı.

GDO neden helâl olmasın ki? Allah c.c. Nisa 118-119’da genetiğin değiştirilmesi işlem ve eylemini, ‘fıtratın yani doğalın bozulması’ ve ‘şeytanî bir eylem’ olarak tanımlıyor!

GDO zararlı mı ki? Genetik değişikliğin birincil amacı daha çok üretmek ve daha verimli ürün değildir. Bu tür beyanlar gerçeğin örtülmesine yönelik yalanlardır. Asıl amaç; gıda bağımlılığı oluşturmak, tohumları belirli güç tekellerinin tescili altına almak, insanları kısırlaştırmak, yeni hastalıklar ortaya çıkararak insanlığı sömürmek vs. vs…

Ya şekerler? Çikolatada söz konusu olan bütün bu sorunlar tüm şekerler içinde geçerli...

Sorun sadece bundan mı ibaret? Elbette hayır! Şekerlerin bir kısmında çoğunluğu domuzdan elde edilen, sığırdan elde edilse bile helâl kesim olup olmadığı şüpheli sığırlardan üretilmiş jelâtinler kullanılabilmekte... Bu nedenle tüketilmesi öneril(e)mez.

Çikolata, lokum ve şekerleme ürünlerine eklenen renklendirici, tatlandırıcı, kıvam artırıcı gibi bir kısmı alerjen, bir kısmı GDO’lu, bir kısmı kanserojen, bir kısmı helâl menşeden sağlanmayan katkı maddeleri sorumsuzca kullanılmakta...

‘Ürünlerimizde domuz ve alkol mamulleri kullanılmamaktadır’ diye yazıyorsa güvenebilir miyiz? Sizleri bilmem fakat bendeniz bu beyanların güvenilmediğini yakînen bilenlerdenim. Yani en azından bizim için bu beyanların hiçbir değeri yok. Bu ülkede ‘bu ürün domuz jelâtini içerir’ diye yazacak dürüst ve babayiğit tanıdığınız bir üretici var mı?

Sığır jelâtini yazsa da mı? Ne yazık ki böyle… Türkiye jelâtin üreticisi değil? Bir üründe ‘sığır jelâtini’ veya ‘yenilebilir jelâtin’ yazması hiçbir anlam ifade etmez. Bu sığır helâl kesim mi? Yetmez bu sığır helâl ürünlerle mi beslenmiştir? Bu tür şüpheler var! 

Ehli Kitap kesmişse de mi? Burada ‘hangi ehli kitap?’ sorusunu sormak lazım. Teslise inanan bir kimse, sizce ehli kitap mıdır? ‘Siyonistler mi’ ehli kitap? Bu konuda ayrıntı için lütfen “Ehli kitap, koşer ve helâl” makalesini inceleyiniz!

O halde BAYRAMDA MİSAFİRE NE İKRAM EDELİM?

İkram edecek bir şey bulamıyorsanız, bir tebessüm yeter. Zaten ikram edecek güce sahip biri değilseniz önceki bayramlardan biliyorsunuz ki sizin kapıyı bu bayramda da pek çalan olmayacak!

Şeker ve çikolatada bu zararlılar ve en azından şüpheliler var’ diye ikram edeceklerimiz tükenmiş değil. O halde;

Geliniz, hem kendinize hem de insanlara bu bayram bir başka iyilik daha yapınız!

Geliniz, bu bayram şeker, lokum ve çikolata almayınız! Üstelik bunu sizi tasarrufa ve üretime teşvik etmek yerine tüketime çağıran devlet reklâmlarına rağmen yapınız!

Geliniz, bu bayram misafirinize hurma ikram ediniz!

Geliniz, bu bayram misafirinize gazlı içecekler, kolalar ve hazır sağlıksız meyve suları –boyalı içecekler– yerine imkânlarınıza göre;
- Bal şerbeti,
- Meyve şurupları,
- Kompostolar,
- Kayısı kurusu,
- İncir (taze-kuru)
- Üzüm (yaş)
- Şeftali
- Armut
- Erik gibi halen pazarlarda renk renk arz-ı endam eden temiz ve lezzetli ürünlerden ikram ediniz! 

Bununla yetinmeyiniz size şeker, çikolata ve gazlı içecekler ikram edildiği de bu ikramı kibarca reddediniz. Bununla da yetinmeyip ret gerekçenizi mutlaka izah ediniz.

Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden … hem de güzel rızık edinirsiniz. Aklını kullanan bir toplum için bunda bir ibret vardır.” Nahl Suresi 67) “Kullara rızık olsun diye, küme küme tomurcuğu olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik” Kaf 10-11)

Allah’ın sözleri nasihat için yeter! O c.c. doğruyu söyledi.
 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • fatma bahcecı
    Allah sızden razı olsun
    Alıs-verıs yaparken dıkkat eden bır aıleyız. Ama bılmedıgımız cok sey varmıs. Sayenızde merakımız arastırma yonumuz arttı. Ince eleyıp sık dokuyoruz artık. Devletımızın yapması gereken Çocuklarımıza yerlı malı haftası kutlama programı ogretmek yerıne " yerlı malı " kullanma kanunu çıkartmasıdır. Dıger turlu cok zor. Çunku yaşlı çıft şarkuterı reyonundan "kolay pıstı" dıye tekrar yanlıslıkla domuz etı almıslar. Dogruyu ogrenınca fenalaşmış bayılmışlar. Bunların hesabını kım verecek...
    03.11.2014 15:51:21

  • ali can
    Teşekkürler...
    Bilgilerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim...
    07.08.2013 23:33:59
10.09.2009 Bu yazi 9073 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri