Son Dakika
Pazartesi, 29 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
‘Helâl sertifika’ kapitalizmi Kemal Özer
2005 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen İslam Konferansı Teşkilatı toplantısında Malezya’nın önerisi üzerine, ‘Helâl Gıda Standardı’ konusu tartışılır. Alınan karar çerçevesinde, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye ayağını yürütmek üzere TSE'yi görevlendirir.

Bu süreçte, merkezi Türkiye’de olan ve sekretaryasını TSE’nin yürüttüğü “İslam Ülkeleri Standartları ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC)” kurulur.

Bunun üzerine, TSE 2006 yılında ‘helâl sertifika’ hazırlığında olduğunu duyurduğunda, laik/seküler çevreler ve bazı üreticiler ile STK’lardan farklı itirazlar geldi.

Seküler çevrelerin itirazı, meselenin İslamî olması iken, Banvit gibi firmaların itirazı ise helâl sertifikasının “yeni bir haraç” olduğu yönündeydi.

Bazı dindar STK’lar ise “Bu iş laik bir devletin işi değil. Devlet nasıl ki, Yahudiler için ‘kaşer sertifikası’ vermiyorsa, Müslümanlar içinde ‘helâl sertifikası’ vermemeli” şeklinde itiraz ediyorlardı.

TSE, o günlerde bir komisyon kurdu. Komisyona dışarıdan davet edilenler arasında “ben ateistim” diye demeç vereni de vardı, meyhaneden çıkmayanı da. Neyse, komisyon uzun sürmedi ve konu kapandı.

Dönemin Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, bu girişimi, ‘laikliğe aykırı eylemlerin odağı’ olma sayarak, Ak Parti’yi kapatma davasında kullandı.

Dönemin TSE Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil’in helâl sertifika açıklaması, Başbakan Erdoğan’ın tepkisini çekti ve konu bir süre daha gündemden düştü.

Büyükhelvacıgil, 2010 yılında yaptığı başka bir açıklamada, pazarın ''akıl almaz'' boyutlarda olduğunu belirtip; ''dünya ticaretine baktığımızda, çok büyük bir pay var. Bu ticaretten Türk sanayicisinin pay alabilmesi için, söz konusu standardın çıkması gerekir'' demişti.

Geçtiğimiz hafta, yeni TSE Başkanı Hulusi Şentürk’ün açıklamasını, Cuma günü gazetemiz manşetten girmişti. “Sonbaharda bu belgelendirmeye biz de başlayacağız. Yıllık 930 milyar dolar olan helâl gıda pazarı var. Böylesine devasa bir helâl gıda pazarında, Türk iş adamlarının sahaya 3-0 önde çıkmalarını sağlamak zorundayız” diyen TSE Başkanı, açıklamasını şöyle sürdürüyor:

"Fransız, İtalyan, Belçika, Hollanda, Amerikan firmaları bu belgeyi çatır çatır 3 günde alırken, Türk firmaları 'Gözünün üzerinde kaşın var' denilerek, aylarca, yıllarca bu belgeye sahip olamayarak, İslam ülkelerindeki gıda pazarını kaybedecekler. Yani olayın ‘ticari boyutunu görerek’, bu konuda tüm tarafların bize tam destek vermesi gerekiyor. Tamam, çok ciddi bir belge parası var ama onun içinde aslında yıllık 930 milyar dolar olan helâl gıda pazarı var…''

Görüyorsunuz ki, tek mesela kahrolası para. Neden insanların, helâl ve temiz gıda haklarından söz edilmiyor da, “şu kadar pazar payı var, bu kadar kazanç var ve sair vs. deniliyor.

TSE Başkanı bu konuda yalnız değil elbette. Türkiye’de halen yüzden fazla firmaya “helâl sertifika” veren derneğin sitesindeki “Görünen pazar hacmi, helâl ürün bazında 850 milyar doları, toplam helal pazarı ise 2 trilyon dolar seviyesinde. -Bu durum- uluslararası üreticilerin iştahını kabartıyor…” ifadeleri dikkatlerden kaçmıyor.

Kısaca bu konuda konuşan Bakan’da olsa, TSE Başkanı da, şirket ve dernek yöneticisi de kısacası herkes, pazarın büyüklüğünden, alınacak paydan, kazanılacak paralardan söz ediyor.

Meseleye en ağır eleştiri getiren Banvit firması bile, pazardan pay almaktan vazgeçmek istememiş ve sitesine “Helâl Sertifikası ile talep eden müşterilerimize, Helâl Kesim’i belgelemekteyiz” notunu düşmüş. Bu sayede de işin kılıfını bulmuş…

Dünyaya pabucunu ters giydirmekte pek maharetli olan küresel organizasyonlar, ne yazık ki bu konuda da pek mahir çıktılar. Bunlardan biri olan Alman TÜV’de, Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor. Bir başka deyişle, Türkiye’de “helâl sertifika” pazarlıyor.

“Pisküvet” üretenden sucuk üretene, kolacıdan sütçüye kadar, yağcısından şarapçısına, dindar ve laik çevrelerin bir araya gelip kurdukları bir dernek bile, “helâl sertifika” vermenin hazırlığını yapıyor. Yani kendi kendilerini aklayacaklar.

Bu işin tam içerisinde olan biri olarak açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki; kimsenin, yani ne dindar tüketicilerin, ne dindar üreticilerin, ne devlet erkânının, ne de siyasetçilerin, -ezici çoğunlukla- helâl gibi bir dertleri yok. Kimse kusura bakmasın, herkesin derdi gözlerini kamaştıran yeşil yeşil dolarlarda.

Bu çok boyutlu meselenin başkaca boyutlarını ele almaya devam edeceğiz İnşaallah.

22.06.2011 Bu yazi 12836 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri