Son Dakika
Salı, 26 Eylül 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
‘Bayram’ için son çağrı/nokta Kemal Özer
Bir bayram daha geldi, hoş geldi. Bu bayrama isim tartışmaları ile giriyoruz. Balık baştan kokarmış. Türk Dili'ni korumak ve geliştirmekle görevli kurum olan TDK, sözlüğünde 'bayram' kelimesini, birleşiklerinde örnek verirken 'Şeker Bayramı' diye örnekliyor. Ramazan Bayramı için ise 'Ay takvimine göre Şevval ayının ilk üç gününde kutlanan dinî bayram, Şeker Bayramı' diyerek, yine bir anlam boşaltması ve kelime katliamı yapıyor.

Bu konuyu uzatmaya hiç gerek yok. Ez cümle şudur ki “Bu bayram Müslümanlar için 'Ramazan/ Îd-i Fıtr', diğerleri için 'şeker/tatil' bayramıdır. Bundan sonraki bayram ise Müslümanlar için 'Kurban/Îd-i Adhâ'', diğerleri için 'et/tatil' bayramıdır.

 

İsteyen istediğini tercih edebilir. Biz bunu bir kimlik ibrazı olarak alır, kabul ederiz. Ancak kimlik ibrazının bile bir ahlakı olur. Bir mağaza, verdiği sözde tebrik ilanında “Şeker

Bayramı için alış verişe çıkan herkesin yeni yılını kutlarız' diyor. Bu garabet reklamla, kendince uyanıklık yapıyor. Bir taşla birkaç kuş vurmaya çalışıyor. Ama bu üslup başlı başına bir tercih meselesidir. Ben bu reklamdan alınmadım. Alışverişlerinde bu tür mağazaları tercih edenler alınmalıdır. Mahalle bizim olsa salyangoz sattırmazdım ama ortak olunca satıyorlar.

 

 

 

Bu vesileyle bayramın ümmet bilincine, hicrete, Hz İbrahim a.s., Ashab-ı Kehf r.a. ve Efendimiz s.a.v. gibi itizalciler olmamıza vesile olmasını Rabbimizden niyaz ederiz.

 

Belki bayram alışverişinizi yaptınız, belki de yapmaktasınız. Ama bunu yapmadan bir kez daha düşünmelisiniz. Dikkat ediniz! Kehf Sûresi'nin 19. Ayet-i Kerimesi'nde Kehf Ashab-ı ölümle burun buruna oldukları en sıkıntılı anlarında 'git ne bulursan al gel de karnımızı doyuralım' demek yerine “Şimdi içinizden birini şu gümüş paralarla şehre gönderin de baksın yiyeceklerden en temizi hangisi ise ondan azık olarak alıp getirsin” diye buyuruyorlar.

 

Görüldüğü üzere gidip karnımızı doyuracak bir şeyler getirin demiyorlar. "Baksın, hangi yiyecek temizse ondan getirsin" diyerek, Mü'min de olması gereken hassasiyetleri sergiliyorlar. Üstelik bu hassasiyet hiçbir yiyeceğin olmadığı en çaresiz anda sergileniyor. Galiba bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, bu hassasiyeti göstermektir.

 

 

Bugün Müslümanlık iddiasında olup Ramazan Bayramı'nı hak edenlerle, Şeker Bayramı tezinde olanlar arasın bir fark olmalı. Aramızdaki fark sadece teoride değil, aynı zamanda pratiğe de yansımalıdır. Her yer ve her şey haramlarla örülmüş bir toplumda, harama karşı olanlar ve helal yemek gibi iddiası olanlar, Allah c.c.'in helal kıldıklarını tercih etmelidirler. Bununla da yetinmeyip en temizini tercih etmelidirler, tıpkı Ashab-ı Kehf gibi.

 

Ramazan öncesi yazdığım Hurma mı şeker mi? yazımızda da belirttiğimiz gibi kalitesi, sağlıklılığı, içerdiği katkı maddeleri konusunda emin olmadığınız gayri sahihi şeker, lokum, çikolata ve tatlılar yerine hurma, ceviz, badem, fındık, üzüm, erik gibi meyve ve yemiş ikram ediniz.

 

Ziyarete gittiğiniz yerlerde hâlâ lüks markalar bile olsa jelâtinli, tatlandırıcılı, boyalı yağ asitleri gibi şüpheli ve sağlıksız katkı maddelerinden sakınmak için, hurma ve diğerlerini tavsiye edin ve ikramlarda onları tercih ediniz.

 

 

Helâl tüketim endişesi taşımadan, Kapitalizmin haz ve lezzet kölesi olmaktan kurtulamayız.

 

 

 

Hayırlı bayramlar!

27.09.2008 Bu yazi 7965 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri